The O.C. (2003-2007)

Yayıncı Kanal: FOX | Tür: Drama | Süre: 60 dk
Bir dünya düşünün… Toz pembe hayatlar, lüks evler, lüks arabalar, ev partileri, çılgın eğlenceler, bunların yanı sıra aşklar, ihanetler, hırslar, intikam gibi duygular. İşte tam bu tarz bir dünyanın içindeki hayatları konu edinen bir dizi tasarlamış Josh Schwartz ve “The O.C.”yi yani namı-diğer “Orange Country”i yaratmış. Orange County California’da plajlarıyla, sörfçüleriyle, hiç kar yağmayan sıcak havasıyla meşhur ve birbiriyle iyi/kötü ilişkiler içinde olan bir çoğu kaymak tabakadan insanlarla dolu ışıltılı bir şehir.
“The O.C.”, fakir bir Amerikan kenar mahallesi olan Chino’da doğup büyüyen Ryan Atwood (Benjamin McKenzie) adlı ergen bir çocuğun ağabeyiyle sıradan bir araba çalma macerasıyla başlıyor. Pek başarılı olamıyorlar ve polise yakalanıyorlar. İkisi de bu ciddi suçtan dolayı göz altına alınıyor. Ailesine bakacak olursak, Ryan’ın bu hareketinin o kadar da tuhaf olmadığını görürüyoruz; çalışmayan ve çocuklarını döven bir baba, sürekli alkol alan, kumar oynayan ve para bulmakta güçlük çeken bir anne ve başı beladan hiç kurtulmayan ağabey Trey (Logan Marshall-Green). Yetiştiği ortam suçtan uzak kalabilmek için Ryan’a fazla seçenek bırakmıyor. Ryan hapse girdikten sonra Sandy Cohen (Peter Gallagher) adlı Californiya’nın tanınmış bir avukatından davasıyla ilgilenmek üzere teklif alıyor. Ryan biraz isyankar bir karakterde olduğu için bu teklifi kabul etmiyor ve evine dönmek istiyor ancak evde kendisini bir sürpiz beklemekte. Annesi çoktan evden ayrılmış ve Ryan ile ağabeyini yalnız bırakmış. Ağabeyi Trey’in hapiste olmasından dolayı Ryan tek başına kalıyor. Bunun üzerine Sandy, Ryan’a bir kendi evlerinde yaşamayı teklif ediyor ve Ryan’ın da bunu kabul etmesiyle The O.C. efsanesi başlamış oluyor.
Böyle anlatınca çok da ilgi çekici gelmediğini kabul etmek lazım. Ama esas macera Ryan’ın Cohen’lere yerleşmesinden sonra başlıyor zaten. Ryan’ın komşunun güzel kızı Marissa’yla (Mischa Barton), Sandy’nin içine kapanık, asosyal oğlu Seth’le (Adam Brody), Seth’in platonik aşkı ve Marissa’nın en yakın arkadaşı Summer (Rachel Bilson) ile tanışmasıyla esas kadro tamamlanıyor ve bu grup ve çevresindeki isimler etrafında gelişen bir sürü yeni macera bizleri bekliyor.
O.C. kesinlikle sıradan bir gençlik dizisi değil. Çok fazla bir şey vaad ettiğini söylemek tabi ki zor bu tarz bir dizinin ama içi boş bir yapım olmadığı kesin. Oldukça başarılı kadrosuyla ve hiç sıkmayan hikayesiyle The O.C. son dönemin en beğenilen gençlik dizisi. “Dawson’s Creek” tadında arkadaşlık ilişkileri arayanların, paraltılı hayatları merak edenlerin, güzel kızlar-yakışıklı erkekler görmek isteyenlerin kaçırmaması gereken tatlı/sert bir peri masalı.
Etiketler: dawsons-creek, dizi-inceleme, drama, FOX, gençlik, The O.C.
« Önceki yazı | Dave Matthews “House”a Konuk Olacak
Altın Küre’de Ödül Verecekler Belli Oldu | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum Sayfaları: « 1 2 [3] Show All
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.





Dave Mustaine
01 Ağu 2007-10:38 |
@yougotpunk’d, ne yazdığını tam olarak anlayabilsem cevap vereceğim ama…
summer
01 Ağu 2007-13:38 |
bence dizinin devamını getirseler izlenirdii keşke devam etselerde izlesemm yaaa
Hilaryy
03 Ağu 2007-16:45 |
walla ne yalan soleyim bende o.c hayranıyım aslında öleydım ama cılkı cıktı harbıden ıhlamurlar altındaya döndü.baydı iyice.marissa ölünce koptu bence film.olay zaten marıssa.ryan,summer ve seth olarak dönüyo.marıssa gıdınce fılmın tadı kaçtı.prison break en harikasıııı!!!!!!!:D:D:D:
modify
20 Ağu 2007-20:18 |
The Chosen One,yeni okudum yazdiklarınızı.Ben de diyordum bu Kavak Yelleri dizisi kesin kopyadır diye,Dawson’s Greek taklitiymiş demek.
Gençlik dizilerini pek izlemediğim için neyin takliti anlayamamıştım,Sağolun.
evilselim
30 Ağu 2007-21:25 |
4. sezon gercektend cok zorlamaydı..mischa tadında bırakmıs diziyi..ama ilk zamanlar hoş bir diziydi..bu arada kavak yelleri dowson’s creek kopyasımıydı…hııımm..bende diyordum bu diziyi bir yerden hatırlıyorum diye..ama ben mc gayver’dan kopyalanmıs sanmıstım en basta:)işte dikkatsiz bir seyirci olarak kınadım kendimi..egitim şart..
modify
31 Ağu 2007-12:33 |
e2 ‘de yayınlanan ”Hollyoaks” dizisine de benziyor,ben onun Türk versiyonu mu acaba diye düşünmüştüm, Kavak Yellerini. Hatta orda da bir öğrenci öğretmeni ile aşk yaşıyor falan.
Gençlik dizilerini izlemem aslında ama Hollyoaks’a rastlayınca sırf İngiliz aksanı duymak için takılıyordum ki,bir baktım takip ediyorum:
İngiliz aksanıyla Perpect diyorum.:)
evilselim
01 Eyl 2007-02:02 |
bende ortalarından itibaren seyretmeye basladım..bir bölümü öylesine izlerken birde baktım sonraki bölümü merak ediyorum..bu bir işaret olmalı dedim ve izlemeye basladım..ingiliz aksanı banada oldukça cezbedici geliyor(tabii sadece kadınların konustugu:)bu arada o.c ye ayrılmıs kısmı hollyoaks için kullandıgımızı farkettim…ryan’cım(anında yüz göz olunur..her türlü yalakalık yapılır) idare et artık be,hakkını helal et due..bu arad kavak yelleri deyince aklıma geldi;ya cnbc-e dowson’s creek’i bi daha verse ya en bastan..bütün arkadaslarım geyigini yaparken ben konuya jan piyer kalıyorum:(arada bi atlıyorum gerçi: ya hani eskiden bi shogun vardı ..toranaga,an-cin-san falan diye..ama kimse iplemiyor:(bazen benden baska kimsenin görmdigi o küçük yesil cin’in sözünü dinleyip hepsini..eee şeyy..eııımm..ben kaçtım
dakota fanning
01 Eyl 2007-18:01 |
Marissa ve Ryan birbirlerine yakışıyor.
Challenger
26 Eyl 2008-19:50 |
Mischa Barton (Marissa) diziden ayrıldıktan sonra aceleyle diziyi bitirdiler .
Adam Brody (Seth Cohen) in performansı diziyi ayakta tutan şeylerden biriydi.
izleyenlerin çok bişey beklememesi gerektiğini düşünüyorum ve 4 sezonunda tüm bölümlerini izlemiş bir kişi olarak zamanınız varsa izleyin kaçırmayın. bazı durumlar abartılı gelsede konu bütünlüğü hayal kırıklığına uğratmıyor.
Peter Gallagher ve Kelly Rowan’ın performanslarıda kayda değer olduğunu düşünüyorum.
Keyifle izleyin kaçırmayın.
o.b.
06 Eki 2008-18:05 |
4.sezon 1.bölümü nasıl izleyebilirim???:)