The Lost Room (2006) [MiniDizi]

Yayıncı Kanal: Sci-Fi | Tür: Bilim kurgu | Süre: 120 dk
Sci-Fi kanalından güzel bir mini dizi daha… Merakla beklenen “The Lost Room” yayınlanmaya başladı. Dizinin beraberinde getirdiği merak ve gizem de reytinglerine yansımış durumda desek yanlış olmaz. Bunun en büyük nedeni de “Six Feet Under” dizisinden tanıdığımız ölüler ile arası çok iyi olan Peter Krause’un bu dizide başrolü oynaması olsa gerek. Çok fazla derine inip spoiler vermeden “The Lost Room”a kısaca değinelim.
Dizi, bir dükkanda oldukça gerilimli bir takas sahnesiyle başlıyor. Takas edilen şeyler ise bir anahtar ve buna karşlık tam tamına 2 Milyon dolar. :) İşte burada başarılı ve hırslı bir dedektif olan Joe Miller (Peter Krause) ve ortağı Karl Kreutzfeld’ın (Chris Bauer) başına büyük ve tehlikeli işler açacak olan meşhur gizemli anahtar ortaya çıkıyor. Bu anahtar zor da olsa J. Miller eline geçiyor. Miller bu sırrı sadece kendisinin bildiğini zannetmekte fakat ufak kızı Anna (Elle Fanning) anahtarı bir şekilde bulup, bir odayı açıyor. Ve sonrasında J. Miller’ın canı gibi sevdiği kızı ortadan kayboluyor. Bu olaydan sonra J. Miller ve ortağının başına bir takım olaylar geliyor ve Miller kızını bulmak için bu anahtarın gizemini çözmeye çalışıyor. Fakat bu anahtar ile sadece problemi olan sadece Miller değil! Anahtarın peşinde başkaları da var: Jennifer Bloom (Julianna Margulies), Howard “The Weasel” Montague (Roger Bart) ve Karl Kreutzfeld (Kevin Pollak). Bolca merak unsuru barındıran ve seyrederken “Bu da nerden çıktı” lafını sıkça tekrar ettireceği aşikâr olan “The Lost Room” bu ana konu üzerinde şekillenmekte. Dizide bunlara ek olarak dinsel unsurlar da dikkatinizi çekecek. Birtakım doğaüstü ve garip olaylara şahit olacaksınız.
Gizem… gizem… gizem… Nereye kadar gizem olacak dizide henüz belli değil tabi ki. Fakat üç bölüm sonra bu anahtar-oda arasındaki ilişkiyi ve Miller’ın kızını bulabilecek mi sorularının cevaplarını bulabileceğiz. Bu sevindirici bir yönü. Dizinin bana göre tek olumsuz yöne bir bölümünün 120 dk.olması. Sürenin bu denli uzun olmasından dolayı bölümün ortalarına doğru bir sıkıncı bir hal alabiliyor fakat aksiyon ve merak sayesinde az da olsa bu sıkıntıyı dindirebiliyor. Dizi üç bölümlük olduğundan yayından kaldırılması gibi bir sorun yok sanırım. Gizem, merak ve bunun yanında drama da seviyorsanız “The Lost Room” tam size göre bir yapım.
Etiketler: bilim-kurgu, dizi-inceleme, peter-krause, scifi, six-feet-under, The Lost Room
Kategori: The Lost Room, İnceleme
« Önceki yazı | Jason Lee Beyaz Perdeye Dönüyor
Holy Crap! Peter Boyle Hayatını Kaybetti… | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum Sayfaları: « 1 2 [3] Show All
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.





alchera
13 Ağu 2007-18:50 |
gayet basarılıydı ama havada kalan kısımları olmus merak ettigim sorularin cvplari aciklanmadi sonunda bu yuzden sonu beni cok tatmin etmedi..yinede heyecanli ve sürükleyici biseyler yasamak isteyenlere tavsiye ediyorum …
erman
13 Ağu 2007-21:28 |
super yaaaa ne lost ne 24 ne prisonbreak lost room tek gecerm bıda bıda ızlıcem
greatvoyager
14 Ağu 2007-12:37 |
Tek kelimeyle mükemmel. Odaya girip çıkan sanki bendim, harika bir tecrübeydi :p
modify
14 Ağu 2007-19:19 |
Uzun bir sinema filmi tadında olmuş,hemen üç bölümde toparlayıp bitirmeleri de hoş.
Peter Krause’nin basit ve abartısız,sakin oyunculuğu da çok hoştu.Dakota’nın kızkardeşi sanırım,küçük kız da pek sevimli.
Anahtar denildikçe aklıma hep Matrix’teki Anahtarcı geldi.Dozundaki gizemiyle gerçekten güzel bir mini dizi olmuş,keyifle izledim.
pillibebek
18 Ağu 2007-01:24 |
İzlemesi oldukça keyifli seyirciyi içine alan bir yapım.Sonuna kadar merakla izliyorsunuz.En çok da odanın anahtarına sahip olma isteği uyandırıyor:)))
shadow0686
06 Eki 2008-23:56 |
Bana kalırsa mükemmel bir senaryoyu diziyi kısa tutmaları gerektikleri için harcamışlar. Aslında bu dizinin daha uzun olması gerek…gerek çünki dizi kısa olduğu için finalinde sizi onlarca soruyla baş başa bırakıyor.Şu anda benim kafamda bin tane soru var.Zevk alarak izledim fakat finalinde biraz hayal kırıklığı yaşadığımıda inkar edemem.