The Dead Zone (2002-?)

Yayıncı Kanal: USA | Tür: Drama, Korku | Süre: 60 dk
Bir dokunuşta geçmişte olanları veya gelecekte olacakları görme yeteneğiniz olsun ister misiniz? Kimsenin sizden sır saklayamadığı bir ortamda gelecekte olabilecek kötü şeyleri engellemeye çalışmak ve dünyanın bütün yükünü sırtında hissetmek pek kolay bir şey olmasa gerek. Dizimizin baş karakteri Johnny Smith (Anthony Micheal Hall) küçük bir kasabada dertlerden uzak bir şekilde bir lisede öğretmenlik yapmaktadır. Çocukluğundan beri birlikte olduğu nişanlısı da aynı okuldadır ve ikili evlilik planları yapmaktadır. Derken günün birinde Johnny geçirdiği bir trafik kazası sonucunda komaya girer. Altı yıl komada kaldıktan sonra uyanır ancak hiçbir şey bıraktığı gibi değildir. Annesi ölmüş, nişanlısı başka bir adamla evlenmiş ve o komadayken nişanlısından doğan oğlu da Johnny’nin kim olduğunu bilmemektedir. Tabii ki değişen sadece bunlar değildir. Komadan çıktığı anda bir lanet gibi yakasına yapışan yeni yeteneği de adeta hayatının asla eskisi gibi olmayacağını haykırmaktadır.

Johnny ile koma sonrası tekrar ayağa kalkmasına yardımcı olan siyahi fizyoterapist Bruce ( John L. Adams) arasında sıkı bir dostluk oluşur. Bruce bir çok olayda Johnny nin yanında yer alacaktır. Hayata yeni bir başlangıç yapma çabasında ki Johnny, bir yandan eski nişanlısı Sarah (Nicole De Boer) ile arasına mesafe koymaya çalışırken bir yandan da Sarah‘nın kocası Şerif Walt Bannerman (Chris Bruno) ile arasını iyi tutmaya çalışmaktadır.
Ayağa kalkıp yürümeye başladığı andan itibaren kendini birçok sorunun ortasında bulan Johnny, Şerif Walt’ a bir seri katili yakalamasında yardım edince kendini gazete manşetlerinde bulur. Bir anda ünlenen Johnny, kimine göre şarlatan bir psişik, kimine göre Tanrı’nın yolladığı ilahi bir yetenektir. Bu yeteneği farkeden annesinin eski arkadaşı olan ve onun mirasını yöneten Rahip Purdy (David Ogden Stiers), Johnny’nin bu yeteneğini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için her türlü yola başvurur.

Zaman ve olaylar ilerledikçe Johnny haklı olarak bazı ikilemlerde kalmakta ve kaderi değiştirerek bir bakıma Tanrıcılık oynadığını düşünmektedir. Hatta bir bölümde öyle bir karar vermek zorunda kalır ki bir yanda eski bir dostunun hayatı diğer tarafta da onun kızkardeşinin hayatı durmaktadır. Bütün bu olanların dışında kalmak için asosyal bir hayatı bile yaşamaya çalışır. Koma öncesi neşeli ve hayat dolu iken birden daha karanlık, şüpheci ve paranoyak bir hale gelir.
Ama hayatındaki en büyük problemler günün birinde Purdy aracılığıyla tanıştığı politikacı Gregg Stillson’a (Sean Patrick Flanery) dokunması ile başlar. Pek de iyi ahlaklı olmayan bu politikacıya her temasında gelecekte yaşanacak olan Kıyamet gözününün önünden gitmemektedir. Artık hayatındaki en büyük amacı Stillson’un önünü keserek gelecekte yaşanacak bu felaketi önlemeye çalışmak olacaktır.
Stephen King’in romanından uyarlama bu dizinin, 1983 yılı yapımı David Cronenberg imzalı, başrolünde Christopher Walken’ın oynadığı filmi de bulunmakta. Pek fazla aksiyon içermemesine rağmen yarattığı gizem ve olayların gelişimi diziyi seyredilebilir kılıyor. Başroldeki Anthony Micheal Hall’u seksenli yıllarda oynadığı gençlik filmlerinden hatırlıyoruz. Özellikle Breakfast Club filmi artık bir klasik haline gelmiş durumda zaten. Kendisi, dizinin baş karakteri Johnny Smith’in karanlık ve karizmatik yapısını oldukça iyi canlandırmakta. Ayrıca dizinin oldukça ufak olan oyuncu kadrosu dizinin başlangıcından bu yana hiç bir değişikliğe uğramamış. Bunu sağlayabilmek de oldukça zor olsa gerek.
Etiketler: anthony-micheal-hall, İnceleme, drama, fantastik, stephen-king, The Dead Zone, usa
Kategori: The Dead Zone, İnceleme
« Önceki yazı | “Nip/Tuck”a İki Yeni Oyuncu Daha
HBO ve BBC’den Ortak Saddam Dizisi | Sonraki yazı »
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.





