LOST - desqur

Ziyaretçilerimizin, “Desqur Hawaii’den Bildiriyor“la tanıdığı, sitemizdeki kullanıcı adıyla desqur (gerçek adını yazmıyoruz tabii ki), “LOST” ekibinde figüran olarak görev yapan bir arkadaşımız. Kendisiyle kısa bir sohbet/röportaj gerçekleştirdik. Yerli “LOST” hayranlarının merak ettiği konuları sorduk. Kendisine tekrar çok teşekkür ediyoruz. Röportaj, 3. sezonu izlememiş olanlar için bazı spoilerler içeriyor. Bunu da belirtelim.

DiziDizi: Bildiğimiz kadarıyla “LOST“ta figüranlık yapıyorsun. Öncesinde başka yapımlarda rol almışlığın var mı?

desqur:LOST“ta oynamamda Kurtlar Vadisi’nin etkisi büyük diyebilirim. Kurtlar Vadisi dizisinde çoğu bölümde yer almıştım. Koruma vs. gibi rollerde. “LOST“ta mülakata gittiğimde önceden hangi yapımlarda, hangi rollerde oynadığımı sormuşlardı. Kurtlar Vadisi’nde nerelerde oynadığımı söylemem “LOST“a seçilmemde etkili oldu sanırım. Kurtlar Vadisi dışında Yaprak Dökümü’nde 5 bölüm yer almıştım. Sedef’in reklam filminde rol aldığı bölümlerde, reklam şirketinde ona yardım eden birini canlandırmıştım, izleyenler hatırlar. Ayrıca “LOST” fanatikleri bilir, Josh Hollaway’in de altı sene öncesinde figüran rolleri vardı :).

DiziDizi: “LOST” haricinde deneme çekimlerine katıldığın başka yabancı dizi oldu mu?

desqur: Şu ana kadar böyle bir talebim olmadı açıkcası ama bakalım zaman neler gösterecek.

DiziDizi: “LOST“ta çalışmaya başlaman nasıl oldu ve ne kadardır çalışıyorsun?

desqur:LOST” ekibinde benim dışımda dört Türk daha var. Orada, dizinin ilk bölümünden beri çalışan ışık düzeni vs. düzene bakan bir Türk abimin tavsiyesi ile tanıştım “LOST” ile. Öncelikle ABC’nin stüdyolarında bir iki oyunculuk denemesi, mülakat ve doğruluk sınavlarından geçtim. Eskiden aldığım bazı roller ve biraz sempatik olmam “LOST‘a seçilmemde etkili oldu diyebilirim.

DiziDizi: “LOST” ekibinde senin dışındaki Türkler ne işler yapıyor?

desqur:LOST” ekibi çok kalabalık bu sene. Figüran sayısı adada 60 civarı. Benim dışımda bir kişi figüran, bir kişi ışık, bir kişi ışık ve düzen, bir kişi de kameraman olarak çalışmakta.

DiziDizi: Ne sıklıkta çekimlerin oluyor?

desqur: Aslına bakarsan bu soruya cevap vermek biraz zor. Çekimler bazen aralıksız bir ay bile sürebiliyor adada bazen. Senaryoda değişiklikler olabiliyor, ekibin konsantrasyonu vb. nedenlerle bazı aralar veriliyor. Ben bir ay çekime gitmiştim yirmi beş güne yakındır İstanbul’dayım. Zaten ara verilmişti yirmi güne yakın. Şimdi tekrar gideceğim. Yani çekimlerin sıklığı ekip ve senaristlere bağlı diyebilirim.

DiziDizi: Bir bölümün çekimi kaç gün sürüyor?

desqur: Aslına bakarsanız hangi bölümü çektiğimizi çoğu zaman bilmiyoruz. Bazen 4-5 bölüm önceki sahneyi bile çektiğimiz oluyor. Oyuncular çok şaka ve espri yaparsa dediğim gibi çekimler haftalar sürebiliyor. Tabi bu Dominic’in olduğu zamanlar böyleydi şimdi daha rahat bir çekim oluyor :). Çekimlerde biz sadece figüran olmuyoruz. Mesela adanın diğer tarafında başka bir çekimde kurulumlarda yardımcı oluyoruz. Örnek vermek gerekirse, adanın diğer tarafında kulubeler vardı küçük küçük onların düzenlemesinde bayağı bir yardımcı olmuştuk. Ve yeni sezonda göreceğiniz tapınak inşaatında falan bayağı çalıştık.

DiziDizi: Türkiye’de yaşadığını biliyoruz. Çekimlere gidip gelmek maddi açıdan ayrı bir yük olmuyor mu?

desqur: Günlük hayatta tanıştığım bazı kişilerde bu soruyu soruyor. “LOST” ekibindekilerin uçak biletleri yapımcı firma tarafından karşılanıyor. Sadece figüranlar değil; sesçiler, kameramanlar, ana karakterler vs. herkesinki. Zaten bu onlar için küçücük bir miktar :).

DiziDizi: Herkesin merak ettiği konu para konusu? İyi kazanıyor musun?

desqur: Aslında “LOST“ta oynamamda para değil de oyuncularla tanışmak, ilerisi için tecrübe kazanmak, bazı şeyler öğrenmek etkiliydi. Para konusunde net bir meblağ söylemek hoş olmaz sanırım. Ama şöyle söyleyebilirim, aldığımız ücret, Türkiye’de profesyonel bir figüranın aldığı ücretin iki katından fazla. Türkiye şartlarında çok çok iyi bir para diyebilirim.

DiziDizi: “LOST” ekibini yakından tanıyorsun. En sevdiğin ve en sevmediğin oyuncular kim?

desqur:LOST” ekibinde şu ana kadar en çok Harold Perrineau (Michael), Emilie de Ravin (Claire), Josh Holloway (Sawyer), Jorge Garcia (Hugo) ile çalıştım ve şimdiye kadar onlarla çok iyi anlaştık. Gerçekten çok sempatik insanlar ve sandığınız gibi kendilerini beğenmiş kişiler değiller. Aksine sıcakkanlı insanlar. Bunu diğer oyuncular için de söyleyebilirim. Kısaca bahsetmek gerekirse: Matthew Fox’un, diğerlerine göre daha ciddi diyebileceğim bir yapısı var. Evangeline Lilly, çekimlerde en hareketli kişi diyebilirim. Terry O’quinn’i çekimler dışında pek göremezsiniz. Başka projeri olduğu için sürekli hareket halinde ama dizideki gibi psikopat değil :). Naveen Andrews, herkesin en çok merak ettiği kişi diyebilirim. Çok sempatiktir. Argo bir dili var. Daha çok sokak ağzı diyelim. Türkiye’de birkaç kez tatil yapmış. Josh Holloway, açıkcası en çok muhabbet edebileceğiniz insan. Her şeyden konuşabilirsiniz. Kimseyi küçümsemez. Henry Ian Cusick, dizideki gibi biraz sakindir. Michael Emerson tam bir profesyonel. Her oyuncunun örnek alması gereken bir yapısı var. Harold Perrineau, en çok konuştuğum iki kişiden biri. İleride inşallah çalışmaya devam ederim, mükemmel biri. Emilie de Ravin, en çok konuştuğum diğer kişi. Süper bir yapısı var. İnsanlara bakış açışı çok farklı. Açıkcası çok sıcakkanlı birisi çok farklı bir portresi var. Adadaki en samimi kişi diyebilirim. Dominic Monaghan adada en çok şaklabanlık yapan kişiydi. Bir sahneyi onun yüzünden 50 kere çektiğimizi hatırlıyorum :).

DiziDizi: Oyuncuların farklı alışkanlıkları var mı? Sette boş zamanda neler yapıyorlar?

desqur: Bir önceki soruda buna yönelik olarak bayağı bir cevap verdim sanırım. Başka birkaç şeye değinmek gerekirse, çekim dışında çoğu kez akşam hep beraber yemek yiyoruz. Uyumlu bir çalışma götürmemizde bu büyük bir etken. Birkaç kez de futbol maçı yapmıştık. Boş olunursa çeşitli atraksiyonlar oluyor.

DiziDizi: Enteresan çekimler oluyor mu? Güldüren veya aksine sinirlerin gerildiği?

desqur: Bunlar açıkcası saymakla bitmez diyebilirim çünkü her bölüm ayrı bir macera oluyor. Dominic’nin olduğu sahnelerde kesin gülersiniz, bunun yanında 50. kez çektiğiniz için sinirler gerilir. Mesela Sayid’in namaz sahnesi çok tartışılmış. O sahnede ben bayağı bir yardım etmiştim. Aslında rükuda duracaktı ama dalga şiddetliydi iyi duramıyordu. O yüzden secdeye gitmişti. Orada namazı bozup hemen Jin ve Sun’a bakmasının sebebi dalganın çok oluşuydu. Sahne yarına kalmasın diye biraz aceleye geldi açıkcası. Onun dışında, dizide en çok rolünü şaşıran Jorge Garcia oluyor :). Josh Holloway, yerinde söylediği argo kelimlerle güldürüyor. Matthew Fox, en ciddi sahnelerde bile bazen kendi kaptırabiliyor :).

DiziDizi: Çekimlerle ve çekim ortamıyla alakalı söyleyebileceğin ufak şeyler var mı?

desqur: Çekimler için hava durumu çok önemli bir kavram adada. Ayrıca bu sene içeriye fotoğraf makinası vb. gibi dijital aletler sokamıyorsunuz. Çekim sahnelerinin olduğu yerlere biz ve ekip dışında hiç kimse giremiyor. Bu sene tam bir askeri disiplin göze çarpıyor çekimlerde.

DiziDizi: “LOST” ekibinin imza günü için önümüzdeki yaz Türkiye’ye gelme ihtimali olduğundan bahsetmiştin. Bunun gerçekleşme olasılığı nedir sence?

desqur: Bence %50. Eğer ekipte oyuncuların acil çekimleri olmazsa, kapris yapmazlarsa veya buna benzer olaylar yaşanmazsa imza günü yapılacak gibi. Plan, gelecek yıl Ağustos ayı. Tabii duruma göre bu tarih sarkabilir. Zaten kesinleştiği takdirde kesinlikle duyuru yapılır.

DiziDizi: Senin yerinde olmak için bir sürü şeyi feda etmeye hazır onlarca insan var. Onların da “LOST“ta figüran olma şansı var mı? Ne yapmalarını önerirsin? Nereye başvurmaları gerekli?

desqur: Önce şunu söyleyeyim, başvuru bu sene yoktu. Tecrübe kazanmış isimlerle çalışılıyor bu sene. Gelecek sene için de şu an bir şey demem imkansız. Tabii figüran olmaları için ABC aracılığıyla “LOST” yapımcılarına CV’lerini yollamaları gerekmekte öncelikle. Benim buraya girmemde tanıdık olması da etkili oldu açıkcası.

DiziDizi: Bire bir gördüğün için karar vermen daha kolaydır. Sence adadaki en güzel kız kim :) ?

desqur: Tabiki güzellik göreceli bir kavram ama bence Emilie de Ravin diyebilirim. Çok farklı, erkeklerin evlenmek isteyeceği bir yapısı var.

DiziDizi: Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

desqur: Son olarak şunları söylemek istiyorum. Bu sene “LOST” ekibinde son sezonum olacak. Bazı kurum ve kişilerle (adını şimdilik veremeyeceğim, kesinlik olmadığı için) gelecek yıl itibari ile dizi çalışmamız olacak. Türkiye’de yıllardır eksikliği hissedilen bilimkurgu aksiyon tadında bir dizi projesi diyebilirim. Herkese sevgi ve saygılarımı iletiyorum.