Aralarla, grevlerle geçen bir sezonun ardından nihayet “LOST”un 4. sezon finaline geldik. “LOST - 4×13&14 - There is No Place Like Home (2&3)” bölümünün bizleri şaşırtan sahnelerine bir göz atalım.

OCEANIC-6

  • Kahana’daki patlamadan sonra, Penelope’nin oluşturduğu Searcher (Arayıcı) gemisiyle karşılaşan Oceanic-6 -Locke’un da Jack’e dediği gibi- gerçeği saklamak ve adayı korumak için yalan söylemek zorunda olduklarını anladılar.
  • Bot ile kıyı köylerinin birinde karaya çıkan Oceanic-6′i -bildiğiniz üzere, Oceanic tarafından açıklanan Endonezya’nın güneyinde yer alan ada; Mambata’ydı- ise yerli halk “Mah Nee” gibi sözlerle karşıladı. “Mah Nee”nin anlamı ise Tayland dilinde “Buraya gelin”. Yani, karaya çıktıları yer Endonezya’daki ada değil aslında.
  • Hurley, Walt ile görüşmesi sırasında aslında Michael’ın öldüğünü söylemeyerek yalan söylemiş oldu.
  • Kate, rüyasında garip bir sesle uyanmıştı ve birden telefon çalmıştı. Burada hepimiz, garip bir dilde söylenen bir dizi cümle duyduk. Fakat bu cümleler tersten söylemişti ve anlamı ise “Ada, sizi çağırıyor. Çok geç olmadan geri dönmelisiniz” idi. Hemen arkasından da Claire’i Aaron’un yanında gördü.
  • Sayid Hurley’i almak için geldiğinde Hurley satranç oynamakla meşguldü. Ve giderken, söylediği: “Şah-Mat, Bay Eko” sözü akıllarda soru işareti bıraktı.

JOHN LOCKE (JEREMY BENTHAM)

  • Locke, adadan giderlerse yalan söylemek zorunda kalacaklarını ve bunun onlara büyük bir sorun olacağını altını bastıra bastıra söylemesine rağmen Jack bir kez daha Locke’un sözünü dinlemeyerek kendi bildiği yoldan gitti. Ve yanıldığını gördü.
  • Artık “Diğerleri”, Locke’un önerilerini ve planlarını dinlemek için hazırdı.
  • Diğer bir önemli nokta da, 3. sezonda Ben, Locke’a sihirli bir kutudan bahsetmişti. (Babasının yanına götürürken) Bu sahnede ise Locke, Orkide istasyonu için “sihirli kutu” tabirini kullandı.
  • Bölümün en heyecan verici sahnelerinden biri de 3. sezonun finalinde gösterilen tabut sahnesindeki tabutun içinde kim olduğuydu. Jack’in gazetede ölüm ilanını okuduğu Jeremy Bentham’ın, Locke olduğunu Jack’in tabutun kapağını açtığında öğrenmiş olduk.
  • Locke, Jack ile arasında geçen sorunlarının üzerine perde çekmek istediğini dile getirdi. Daha sonra Ben de Locke’tan yaptıkları için özür diledi.

BEN & ORKiDE iSTASYONU & ADA’NIN YOK OLUŞU

  • Orkide İstasyonunun oryantasyon filminin izlenmesiyle açık ve net olarak zaman bükülmesinin ve zamanda seyahetin mümkün olduğu doğrulandı. (Her ne kadar video sonuna kadar izlenemese de)
  • Ben’in söylediği en önemli cümle: “Adayı ortadan kaldıracak kişi asla geri dönemez”di.
  • Ben, Orkide İstasyonun derinliklerine indiğinde etrafın donmuş ve buzlarla kaplı olduğunu gördük. Dikkat ettiyseniz merdivenlerden aşağı inerken yere düştü kolunda kesik oluştu. Ve üzerinde Halliwax’ın parkası vardı. Bütün bunları birleştirdiğimizde, geçtiğimiz bölümlerde Ben’in aynı kıyafetler içerisinde ve yaralı olarak Tunus’ta çölün ortasında kendine geldiği sahne bir anlam kazanmış oldu.
  • Sezon finalinde en can alıcı sahne, yapımcıların “Frozen Donkey Wheel” isimli sahnesiydi. Yani, Ben’in Orkide İstatasyonun en dibine inip oradaki çarkı çevirmesi ve adanın büyük bir gürültüyle helikopterle adaya dönen Oceanic-6′in gözlerinin önünde birden kaybolması. Bu sahne daha uzun süre konuşulacak gibi görünmekte.

SAYILAR

  • Sayid, Santa Rose önündeki adamı öldürdüğünde saat tam 8:15′ti.
  • Doktor Halliwax’ın Orkide İstasyonu için hazırladığı oryantasyon kasetinde üzerinde 15 saysı bulunan bir tavşan vardı.

KiTAPLAR & FiLMLER & KiŞiLER

  • Locke, büyük ihtimalle tanınmamak için isimi Jeremy Bentham olarak değiştirmişti.
  • Sawyer, konuşma sırasında Jack’e “Sundance” olarak hitap eder. Burada verdiği ima, Butch Cassidy and the Sundance Kid filmindeki “Sundace Kid” ile örtüşmektedir.
  • Michael’ın bombayı etkiz hale getirmeye ve elinden bir şey gelmeyeceğini bilerek odada kalıp diğerlerinin hayatını kurtarmaya çalışması aynı zamanda Stephen King’den uyarlanan The Sand adlı filmde “Nick Andros” isimli karakterin yaptıklarıyla örtüşmektedir.

DiĞER DETAYLAR & SORULAR

  • Miles adada kalmak istediğini söyledi ve Charlotte’un adaya daha önceden geldiğini bildi.
  • Christian Shepard’ın Kahana’da gözükmesinden hemen önce Michael meşhur fısıltıları duydu.
  • Sun, Charles Widmore’a tehditkar bir söylemle kartını verdi.
  • Keamy ve ekibi, “Diğerleri”nin onlara saldıramadan önce fısıltıları duydu.
  • Bu kez Jack, Desmond’a “Başka bir hayatta görüşürüz, kardeşim” dedi.
  • Desmon ve Penelope her şeye rağmen bir kez daha bir araya geldiler.