“LOST” - 4×11 - Cabin Fever

Bir haftalık heyecanlı ve merak dolu bekleyişin ardından, “LOST“un 4. sezon 11. bölümü “Cabin Fever” yayınlandı. Locke’un üzerine odaklanan bu bölümün resimli geniş özetini yazının devamında bulabilirsiniz. Bölümü izlemedinizse lütfen yazının devamını okumayınız!

Flashback’te eski zamanlarda genç bir kızın odasında plakçalarını çalıştırıp müzik eşliğinde dans edişini izleriz. Annesi gelip onun ne için hazırlandığını sorar, kız da kendisinden iki kat yaşlı erkek arkadaşıyla dışarı çıkacağını söyler. Annesinin reddetmesine karşın, genç kız yağmurlu havada dışarı çıkar ve koşarak kaçarken bir araba gelip aniden kıza çarpar. Kız hemen hastaneye kaldırılır, ameliyata alınmadan önce kendisini taşımakta olan hemşireye 6 aylık hamile olduğunu söyler.

Operasyon yapılır ve genç kız, bebeği doğurur. Hemşire bebeği özel bir cam bölmeye koyarak odadan çıkartır, çünkü bebeğin sağlık sorunları olabilmektedir; erken doğum olmuştur. Genç kız, bebeğinin adının John olmasını söyler.

Adada, ormanda Locke, Hurley ve Ben gece vakti ilerlemektedirler. Hurley John’a nereye gittiklerini sorar, Locke da Jacob’u görmeye gittiklerini, çünkü Jacob’un kendilerine tekneden gelen adamlarla ilgili ne yapmaları gerektiğini söyleyecektir. Locke dönüp Ben’e nereye gitmeleri gerektiğini sorar, Ben ise bilmediğini, başından beri Hurley’i takip ettiğini çünkü Jacob’un kabinini en son Hurley’nin gördüğünü söyler. Locke şimdilik kamp yapmaya karar verir. Hurley ve ikisinin arasında oluşan tekinsiz durum, Siyah Duman ve Ben hakkında bir konuşma geçer; Locke en kısa zamanda ne yapmaları gerektiğine karar verecektir.

Teknede helikopter varır, içinden yaralı askerler sedyeyle revire taşınır. Askerlerin başı olan Keamy önce Sayid’e adada kaç kişinin olduğunu ve yerlerini bir bir sorar, Sayid söylemeyi reddedince Keamy, geminin kaptanı Gault’a silah tutar ve kendisini Benjamin’e sattığını söyler, Gault ise hainin kendisi olmadığını söyler ve onu tutsak olan Michael’ın yanına götürür.

Keamy Michael’a işkence ederek, kendisi hakkında bilgileri onun verip vermediğini sorar, Michael onaylar. Keamy Michael’ı vurmak üzere tetiği çeker, ancak silahı ateş almaz. Gault onu, Michael’ı vurmaması için uyarır çünkü geminin motorlarını bozan Michael’dır, aynı şekilde o düzeltecektir. Keamy Michael’a bir tane patlatır.

Adada, ormanda Locke sabah vakti uyanır, Hurley ve Ben uyumaktalardır. Kendisini uyandıran şeyin uzaktan gelen yüksek sesli takırtı sesleri olduğunu fark eder ve ormanın içinde ilerler. Sırtı dönük bir adam ağaçları baltayla keserek devirmektedir.

Locke adamın yanına varır. Adam Horace Goodspeed’dir, Ötekilerköyü’nde Ben’in Richard’la birlikte meydana getirdiği “salgın” sebebiyle ölen Dharma çalışanı. Horace Dharma Girişim’den bahseder, ancak Locke onun tam olarak ne kastettiğini anlamaz, Horace bunun sebebini kendisinin 12 yıldır ölü olmasına bağlar ve Locke’a onu bulmasını, bulduğu zaman Jacob’a da yaklaşacağını söyler. Locke birden uyanır – bunların hepsi bir rüyadır – ve yanında oturmakta olan Ben’in kendisine baktığını görür. Locke kalkar, Hurley’i uyandırır ve üçü, Locke’un önderliğinde rüyanın da etkisiyle yola koyulur.

Flashback’te Locke’un annesi genç kız, kendi annesiyle birlikte hastanededir ve hastanenin şanslı olarak nitelendirdiği bebek John Locke en sonunda cam bölmesinden çıkartılacaktır. Genç kız bunu istemez ve oradan kaçar.

Bu sırada odayı dışarıdaki camdan izlemek için Richard Alpert gelir. Hemşire genç kızın annesine, bu adamın çocuğun babası olup olmadığını sorar, kadın ise Richard’ı hiç tanımadığını söyler.

Adada, ormanda yürürlerken, Hurley Locke’a neden kendisini onunla birlikte götürdüğünü sorar, Locke da Hurley’nin kabini görebildiğini, bunun da onu özel yaptığını söyler, ancak Hurley’e göre bu, onların deli olduğunun göstergesidir. Hurley şimdi nereye gittiklerini sorar, Locke, kabin için önce başka bir yere uğrayacaklarını söyler ve durup sırt çantasını çıkarırken Hurley’e Dharma Girişim’den, onların 100’lerce adamının çalıştığından ve hepsinin bir gün içinde birden bire ortadan kaybolduğundan bahseder, ardından onu Dharma görevlilerinin cesetlerinin olduğu çukura getirir. Hurley buna neyin sebep olduğunu sorar, Locke Ben’i göstererek “O sebep oldu” der.

Flashback’te John Locke 5-6 yaşlarında evinde tavla oynarken annesiyle birlikte onu görmek isteyen Richard gelir. Annesi Locke’u Richard’la baş başa bırakır. Richard John’a, kendisinin özel çocuklar için bir okul işlettiğini ve John’u da bu okula almak istediğini söyler.

John şaşırır, Richard ona birkaç şey göstermek ister, bu sırada duvarda John’un siyah kalemle çizdiği karalama bir resmi görür; resimde bir çöp adam, yerden patlayarak fışkıran hortum gibi bir cisim tarafından öldürülmektedir.

Richard bu resimden oldukça etkilenir ve Locke’a birtakım nesneler göstermeye başlar: bir beysbol eldiveni, “Kanunlar Kitabı” isminde bir kitap, içinde tanecikler olan bir şişe, bir pusula, “Mystery Tales” adında bir çizgi roman ve bir bıçak. Richard bunlardan bazılarının zaten Locke’a ait olduğunu ve ondan bunları seçmesini ister; Locke taneciklerin olduğu şişeyi, pusulayı alır, eli “Kanunlar Kitabı”na gider gibi olur, ancak vazgeçip bıçağı alır. Richard bundan emin olmasını söyler, Locke başını öne sallar ve Richard kızıp bütün eşyaları geri toplar, annesine Locke’un henüz okulu için hazır olmadığını söyler ve evden çıkar. Annesi Locke’u azarlar.

Adada, ormanda Locke cesetlerin olduğu çukurda Horace’in cesedini aramaktadır. Bu sırada çukurun yukarısında Hurley ve Ben konuşurlar; Hurley Ben’in Locke’u burada vurduğunu ve ölüme terk ettiğini söyler, Ben kabul eder ancak bunu düşünmeden yaptığını söyler. Hurley ardından Ötekiler’i öldürmesinden bahseder, Ben onları öldürmediğini, bu kararı Ötekiler’in liderinin istediğini belirtir. Hurley liderin Ben olduğunu sandığını söyler, Ben ise bunun bazen değiştiğini söyler. Locke, Horace’in cesedini bulur ve cebinden harita çıkartır, haritadan, Horace’in ağaçları devirerek Jacob’un kabinini yaptığını anlar ve haritayı alır.

Teknede, Keamy, Gault’tan anahtarını ister, Gault vermeyince de ondan zorla alır ve koridorda Lapidus’u görüp ona helikopterin deposunu doldurmasını söyler, Lapidus istemeden de olsa kabul eder. Keamy Gault’un odasına girer ve bir çekmecede özel bir kutuyu anahtarla açar, içinden İkincil Protokol denen dosyayı çıkartır; bu dosyada adayı ateşe vermeyle ilgili bilgiler vardır ve böyle bir şey yapıldığında Benjamin’in nereye gideceği yazmaktadır. Gault bunun dosyada ne işi olacağını sorar, Keamy de Charles Widmore’un zeki bir adam olup bunları araştırdığını söyler.

Teknenin güvertesinde bir yaralı daha sedyeyle revire taşınır, olanları seyretmekte olan Desmond ve Sayid’in yanına kaptan Gault gelir. Bu sırada sağlam olan askerlerden birinin telsizine, önceki bölümlerde Daniel’ın gönderdiği Mors kodu gelir. Gault, Sayid ve Desmond’a gemi mutfağında iki kişinin saklanabileceği bir kiler olduğunu ve orada yeterli kadar yemek olduğunu anlatır. Sayid Michael’ın durumunu sorar, Gault onun yaşadığını söyler, ancak Keamy güverteye gelip Sayid’le Desmond’u bulmamalıdır. Sayid bunun anlamsız olduğunu, kendilerine şişme bot vermelerini böylece sahilden kazazedeleri taşıyabileceklerini belirtir, hayatlarını kurtarmanın tek yolu insanları adadan çıkarmaktır.

Adada, ormanda Locke güzergahı haritadan kontrol eder. Hurley Ben ve Locke’a su verir, Locke Hurley’e nereden gitmesi gerektiğini ve hangi yönde gitmesi gerektiğini söyler, böylece Hurley sahile varabilecektir; Locke’un Hurley’le işi bitmiştir – aslında Hurley’e hiç ihtiyacı olmamıştır. Hurley buna biraz olsun alınır, Locke yaşaması için ona bir şans verdiğini söyler, Hurley’i tekrar tehlikeli bir duruma sokmak istememektedir, ancak Hurley gece vakti ormanın daha tehlikeli olacağını bu yüzden Locke’la gideceğini söyler. Hurley yolun devamı için önder giderken, Ben onun arkasından Locke’a iyi iş becerdiğini, onun Hurley’i kalması için iyi ikna ettiğini söyler, Locke ise kendisinin Ben gibi insanları manipüle etmediğini ifade eder.

Flashback’te ergenlik dönemindeki Locke okulda bir dolaba kilitlenmiştir ve bağırarak yardım ister. Bir öğretmeni gelip onu dolaptan çıkartır, Locke’un burnu kanamıştır ve ağzı kan içindedir. Etraftaki öğrencilerin alaycı kahkahalarıyla, öğretmeni Locke’u revire götürür. Öğretmen burada Locke’a, Portland’da Mittelos Laboratuarları adında bir bilim merkezinden telefon aldığını ve bu merkezin, kimya ve yeni teknolojilerle ilgilendiğini anlatır. Öğretmen telefonda Dr. Alpert’la konuşmuştur ve bilim merkezinin yeni, genç ve yaratıcı beyinleri bünyesine istediğini öğrenmiştir ve John’u da yaz kampına istediklerini söyler. Locke, bilim adamlarının kendisini nereden tanıdıklarını sorduğunda, öğretmen onun bir fuarda ada modelini gördüklerini ve burada onun hakkında bilgi aldıklarını açıklar. Locke ise bilimle ilgilenmemektedir, boksu, arabaları, balık avlamayı ve sporu sevmektedir. Öğretmeni ise Locke’a onun bilim adamlarıyla laboratuarlarda deney tüpleriyle çalışmasını çünkü kendisinin bu olduğunu söyler. Locke ise meşhur lafı olan “Bana ne yapmam gerektiğini söyleme!” diyerek odadan hışımla çıkar.

Teknede, Lapidus Michael’a yardım etmek üzere yanına gelir. Michael ilk başta ona güvenmez, ancak Lapidus ada ve Oceanic 815 hakkında olup biten her şeyden haberi olduğunu ve Michael’a inandığını söyler. Michael ona, Keamy’i adaya götürmemesini çünkü oradaki herkesi öldüreceğini söyler. Lapidus onu odadan çıkartıp makine dairesine götürürken, tekne görevlilerinden birinin Keamy’nin koluna bir cihaz bağladığını görür, ardından görevli odanın kapısını kapar.

Teknenin güvertesinde kaptan Gault gelip Sayid’e bir pusula verir ve 3-0-5 koordinatında gitmesini söyler. Gault yanlarından ayrılır, Desmond ise bota binmek istemez çünkü 3 senedir zaten o adadadır, artık oraya gitmek istememektedir, üstelik Penelope da onu kurtarmaya gelmektedir. Sayid ilk grupla olabildiğince çabuk döneceğini söyler, Gault üst kattaki balkondan ona acele etmesini söyler, Sayid bota binerek ilerlemeye koyulur.

Ormanda Ben, Locke’a kabinin gerçekten gittikleri yerde olup olmadığını sorar, çünkü kabin sürekli yer değiştirmektedir. Locke kendisine söylenen yere gittiklerini söyler, Ben de zamanında kendisine birtakım şeyler söylendiğini, özel olduğu ve seçilmiş olduğunun söylendiğinden bahseder; ancak en sonunda omurgasında tümör ve ellerinde kızının cesediyle hüsrana uğramıştır. Ben bunların hepsinin kaderi olduğunu söyler, çünkü eğer “seçilmiş kişi” olacaksa bazı sonuçlarına da katlanması gerektiğini söyler; Ben kaderin sürekli değiştiğini söyler. Bu sırada Hurley onlara olduğu yerde, başka bir yere bakarak seslenir, kabini bulmuşlardır.

Flashback’te Locke hastanede, sakatlığının tedavisi sırasında gözetmen eşliğinde spor çalışması yapmaktadır. Bir hademe gelip Locke’u tekerlekli sandalyesine oturtur ve odasına doğru götürür, bu arada da Locke’a şanslı biri olduğunu söyler, Locke ise tekerlekli sandalyede olduğu için şansa inanmamaktadır. Hademe onun 8 katlı bir binadan düşüp sağ kurtulduğunu hatırlatır ve o an, hademenin Matthew Abaddon olduğunu öğreniriz. Abaddon Locke’u asansörün oraya götürüp asansörü çağırır, bu arada Locke’a bir yürüyüşe çıkmasını söyler, kendisini keşfetmek üzere Avustralya’da bir yürüyüşe, bu sayede Locke gerçekte kim olduğunu öğrenecektir. Locke bunu saçma bulur, yürüme kabiliyeti bile yoktur, ancak Matthew bunda ısrar eder ve bir gün Locke’un kendisine bu önerisinden ötürü borçlu olacağını söyler.

Teknede, askerler silahları hızla toparlayıp helikoptere yüklerlerken, askerlerden biri Doktor Ray’e kendisi hakkında adadan onun ölüp cesedinin karaya vurduğu haberi geldiğini söyler. O sırada Keamy yanlarına gelir ve her şeyi hazırlamalarını söyler, Lapidus oraya gelip Keamy’i uçurmayacağını belirtir, Keamy Lapidus’u öldürmekle tehdit eder, Lapidus ise kendisinin tek pilot olduğunu ve Keamy’nin kendisine ihtiyacı olduğunu söyler. Keamy Doktor Ray’i boğazını keserek öldürür ve denize atar, otuz saniye sonra bir başkasını daha öldüreceğini söyler.

Birden havaya ateş edilir ve Gault güverteye gelir, Keamy’e onun silahını onardığını söyler, Keamy kolundaki cihazı gösterir, Gault onun ne olduğunu sorarken Keamy onu birden vurur. Lapidus en sonunda ikna olup helikoptere biner, ancak gizlice bir telsizi ayarlayıp çantalardan birinin içine tıkar.

Adada, sahilde Jack ve Juliet, Jack’in hastalığı hakkında konuşurlarken helikopter sesi işitilir ve herkes kıyıya doğru yürür. Helikopter direk üstlerinden geçer ve çadırlardan birine helikopterden bir çanta düşer. Jack hemen çantanın içini kurcalar ve telsizi bularak GPS sistemini fark eder; helikopterle gelen tekne grubu onların kendilerini ormana doğru takip etmelerini istemektedir.

Ormanda, Locke kabine hep birlikte gitmelerini ister, ancak Ben adanın kendisini hastalandırıp Locke’u iyileştirdiğini söyler ve kendi vadesinin dolduğunu belirtir. Hurley de Locke’un kabine tek başına gitmesinden yanadır. Locke kabine gider, gazlı lambayı yakarak içeri girer. İçerideki masanın ucunda bir adam oturmaktadır, Locke ona Jacob olup olmadığını sorar, adam kendisini gösterir: Christian Shephard’dır ve Jacob’u temsil etmektedir. İkisi, Locke’un oraya geliş amacı hakkında konuşurlar, bu sırada Locke masanın öbür ucunda Claire’in oturduğunu fark eder. Claire Christian’la birlikte olduğunu ve güvende olduğunu söyler. Locke onu ve Aaron’u sorgulamaya hazırlanırken Christian bunun anlamsız olduğunu ve tekneden adamların gelmekte olduklarını, bu yüzden Locke’un doğru soruyu sormasını ister. Locke da “Adayı kurtarmak için ne yapmalıyım?” diye sorar.

Bir süre Hurley ve Ben dışarıda beklerler, ardından Locke kabinden çıkar ve onların yanına gelir; gerekli bilgiyi almıştır. Christian kendisine “adayı başka yere taşımaları gerektiği”ni söylemiştir.
Etiketler: abaddon, ada, ben, book-of-laws, cabin-fever, christian-shepard, claire, easter-egg, eko, garip-sahneler, gizemli-sahneler, horace-goodspeed, hugo, hurley, jacob, kaptan-gult, keamy, locke, LOST, lost-4.-sezon, lost-4.-sezon-11.-bölüm, lost-411, lost-4x11, lost-4x11-cabin-fever, lost-4x11-cabin-fever-şaşırtıcı-sahneleri, lost-4x11-cabin-fever-bölüm-özeti, lost-4x11-cabin-fever-easter-egg, lost-s04e11, lost-sezon-4, lost-sezon-4-bölüm-11, mystery-of-tales, promo, pusula, richard-alpert, sayid, sneak-peek, trailer, Video
« Önceki yazı | “LOST” 4×11′in Şaşırtıcı Sahneleri
“LOST” - 4×12 - There is No Place Like Home (1)’den Promo’lar | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.





Kid_A
09 May 2008-21:49 |
Her sezon olduğu gibi, bu sezon da Locke odaklı oldukça güzel bir bölümdü bence. Müthişti diyemiyorum, çünkü teknede olup bitenler, John Locke’un Jacob’un kulübesini arayışlarını bastırdı biraz gibi, o kısımlara daha fazla ağırlık verilmişti - ancak Locke’a ait flashback’ler enteresan ve heyecanlıydı; artık Locke’un “seçilmiş kişi” olma ihtimali giderek artıyor.
ByRoN
09 May 2008-21:52 |
Bölüm bence de iyi bir bölüm. 3 saatlik olacak olan FiNAL için güzel bir giriş yaptılar. Özelikle Richard ve Abaddon, FiNAL’de jacob ile birlikte önemli bir yön verecekler, konuya…
gurthsul
09 May 2008-22:02 |
benim anlam veremediğim şeylerden biride neden bizim siyahi adam locke yönlendirmeye çalışıyor uçağa bindirmeye ve sonraki bölümlerdede neden Widmore adına adayı bulmaya çalışıyordu anlaşılan oda adaya gitmiş Widmore gibi artık kesinleşen bir şey varsa adadaki herkes bir şekilde uçağa bindirilmişler yönlendirilmişler dizinin sonunda dünyayı kurtarmak adına birşeyler olmasında iyi ve kötünün mücadelesi gibi bir zırvalık anlaşılan ilerleyen bölümler hayli bir şaşırtacak bizi.
+
konuyla pek alakalı değil ama şu adadaki dostumuzun verdiği bilgilerden biride walt iyi biri çıkmayabilir demiş bu ne anlama geliyorki hemen aklıma cama çarpıp ölen kuş geliyor o mu öldürdü acaba
// Yazmış olduğunuz yorumlarınız birleştirildi. Lütfen, yazmak istediklerinizi toparladıktan sonra bir yorum altında yazmaya çalışınız.
// DiziDizi.Net Editör
Syodej
09 May 2008-23:04 |
Zaten bir tek adayı taşımak kalmıştı oda oldu :D Bölüm bence güzeldi. Sezon finalleri açısında umut vericiydi. Bakalım adayı nasıl taşıyacaklar çok merak ediyorum. Bide zaten helikopter adaya gelmişti yanlış anlamadıysam. Hatta Frank Jacka çanta fırlatmıştı.
LostHeroes
10 May 2008-18:29 |
06.46 da john Horace’ı gördü. Horace bir ağacı deviriyordu.
07.36 da Horace aynı ağacı yeniden devirdi.
07.56 da john ağacın yerinde olduğunu gördü.
08.34 da Horace aynı ağacı 3. kez devirdi.
Rüyanın sürekli başa dönmesinin sebebi nedir ?? acaba Johnun gördüğü diğer rüyalardadamı böyleydi yoksa göz bebeğinin küçülmesinden (onun nedeninden) kaynaklanan birşey mi ??
ByRoN
10 May 2008-20:03 |
@LostHeroes
İyi bir noktaya değinmişsiniz. Ufaktan bir araştırma yaptım, bunun üzerine…
http://www.dizidizi.net/lost-4.....sahneleri/ linkteki “ABADDON & RiCHARD - HORACE & BENJAMiN” bölümünün son kısmını okuyabilirsiniz.