“LOST” - 4×10 - Something Nice Back Home

Bir haftalık heyecanlı ve merak dolu bekleyişin ardından, “LOST“un 4. sezon 10. bölümü “Something Nice Back Home” yayınlandı. Jack’in üzerine odaklanan bu bölümün resimli geniş özetini yazının devamında bulabilirsiniz. Bölümü izlemedinizse lütfen yazının devamını okumayınız!

Bölüm, Juliet’in Jack’i çadırında uyandırma çabasıyla açılır. Juliet’in kendisine seslenmesine rağmen uyanmayan Jack, en sonunda gözünü açar.

Çadırın dışında ise tartışma vardır. Jack Juliet’le çadırdan çıkar ve Rose ve Bernard’ın, Daniel ve Charlotte’a yüklendiklerini görür; Daniel sözde bir gün önce tekneye sinyal veren telgrafın artık sinyal vermediğini iddia etmektedir, Bernard buna şaşırır ve teknedekilerin kendilerini hepten yok saydıklarını söyler, Charlotte ise kendisinin Daniel’la adadayken teknede ne olacağını bilemediğini söyler.

Jack araya girer ve herkese sabırlı olmasını, elbet bu adadan tekne yoluyla ayrılacaklarını söyler – ancak Jack’te bir şeyler ters gitmektedir ve birden bayılarak yere devrilir.

Flashforward’da Jack, sabah vakti yatağında uyumaktadır. Telefon çalar ve telefona cevap verir, ardından hastaneye gitmek üzere yataktan kalkar. Salona inip birkaç yeri toparlar, sonra tekrar yatak odasına çıkıp banyoda duş almakta olan bir kadınla tatlı bir sohbet eder. Kadının KATE olduğu ortaya çıkar ve Jack’le Kate birbirleriyle ateşli biçimde öpüşürler: İkisi adadan kurtulduklarında beraberdirler.

Flashforward’da Jack, Aaron’a masal olur, Kate de ikisini odanın kapısının kenarından seyreder. Ardından Jack okumayı bitirir ve Aaron uyuyorken odadan çıkar. Kate ve Jack koridorda, Jack’in babalık vazifesini hakkıyla üstlenmesinden konuşurlar; Jack kendi babasının da ona bebekken aynı hikayeyi okuduğunu söyler. Kate, Jack’in, babası hakkında bu kadar iyiymiş gibi konuşmasının güzel olduğunu belirtir. Jack her şeyin yolunda olup olmadığını sorar, Kate de Jack’in verdiği “kararı” takdir ettiğini, bu işi çok iyi yaptığını ve Jack’i Aaron’la görmenin kendisine mutluluk verdiğini dile getirir.

Adada, sahilde, Juliet ve diğerleri Jack’i bir ağacın gölgeliğine otururlar, Juliet Jack’e su getirmek üzere uzaklaşır. Jack ayılır ve zorla ayağa kalkar. Birden Kate gelir ve olanları sorar; Bernard Jack’in kendinden geçtiğini söyler. Jack sadece biraz susuz kaldığını söyler, ancak Kate onun ateşler içinde olduğundan bahseder. Jack yine de iyi olduğunu iddia eder ve biraz temiz hava almak ister.

Ormanda, Sawyer, Claire, Aaron ve Miles yolculuklarına devam ederler. Sawyer Claire’e durumunu sorar, Claire iyi olduğunu söyler, Miles araya girmeye çalışınca Sawyer onu azarlar ve Miles niyetinin sadece sohbet olduğunu söyler. İlerlerlerken Miles birden durur – gaipten sesler duymaya başlar – Alex’in yakarışlarını ve mermi seslerini duyar. Sawyer arkasına dönüp ona neden durduğunu sorar, Miles Danielle ve Karl’ın kim olduğunu sorar, ardından yerdeki toprağı ufaktan kazmaya başlar ve Karl’la Danielle’in cesetlerine ulaşır ve birden irkilerek kendisinin böyle bir yerde iş yapmak için antlaşma yapmadığını belirtir. Durumdan Claire de korkmuştur ve bir an önce sahile gitmek ister. Üçü yollarına devam ederler.

Sahilde Jack çadırında oturmuş su içmektedir. Juliet gelir, Jack hasta olmaktan nefret ettiğini söyler, Juliet ona neyi olduğunu sorar, Jack de gıda zehirlenmesi der, bunun sebebi de kendince krampları, susuz kalması ve mide bulantısıdır. Juliet buna ikna olmaz ve Jack’in belini görmek ister, soruna da ulaşmış olur: Jack’in apandisi ile ilgili sorunu vardır. Ağrı önceki gün başlamıştır ve henüz patlamamıştır. Bu durumda Juliet, apandisi oradan almaları gerektiğini söyler, yani ameliyat gerekecektir.

Juliet çadırdan çıkar ve Sun’la birlikte ilaçların listesini yapar. Sun Jin’le birlikte gidip ilaçları getirecektir, ancak Sun Juliet’in yazdığı ilaçların hiçbirinden bir şey anlamadığını söyler, bu noktada Daniel yardım teklifinde bulunur çünkü kendisi profesörken aynı zamanda tıbbi deneyler de yapmıştır, Jin ise hemen onu yalancı olarak suçlar ve kabul etmez. Charlotte dengesiz sözler sarf eder, bu yüzden Daniel ona kızar ve Juliet’e amacının gerçekten kötü olmadığını, ciddi bir biçimde yardım edebileceğini belirtir. Juliet ona her ne kadar listesi verse de, belinden silahını çıkarır ve Jin’e verip gerekli koşulda bu ikisini vurmasını söyler. Juliet ardından herkese belirli talimatlar verir; sert bir zemin bulmalarını, yıkayıp temizlemelerini, bir sürü muşamba bulmalarını emreder. Kate aradıkları her şey Tıbbi istasyondaysa neden Jack’i oraya götürmediklerini sorar, Juliet ise bu durumda Jack’in apandisinin patlayabileceğini ve bunun onun ölümüne yol açacağını açıklar.

Ormanda üçlü ara verdiğinde, Miles kendi başına bir alanda toparlanırken aşağı tarafta nehrin kenarındaki Claire’i ve bebeğini süzer. Sawyer ise onun yanına gelip durumu çakar ve Miles’a aklının ucundan bile geçirmemesini tembihler. Miles ne dediğini anlayamaz, Sawyer da duruma açıklık getirir; Miles’a Claire’le konuşma, ona bakma ve onu meşgul etme yasağı getirir. Miles Sawyer’a, Claire’in ağabeyi olup olmadığını alayla sorar, Sawyer da bu lafı geçiştirip Miles’ı öldürmekle tehdit eder. Miles da yasağı kabul eder.

Sahilde Rose, buldukları sert zeminli masayı temizlerken Bernard da ona yardım eder ve aynı anda Rose’u Jack’in durumunun iyi olacağıyla ilgili teselli etmeye çalışır; apandis ameliyatının rahat bir ameliyat olduğunu söyler, Rose’un ise aklına takılan hastalığın tedavisi değil, Jack’in niye hastalandığıdır. Bernard hastalanmanın sıradan olduğunu söylese de, Rose bu hastalanmanın kurtulacakları gün olmasının tesadüf olmadığını belirtir. Bernard durumla ilgili şaka yapar ve insanların hastalanabileceklerini söyler, Rose ise onu tersler ve insanların “bu adada” hastalanmayacaklarını, aksine düzeleceklerini söyler.

Jack’in çadırında Juliet onun ameliyat bölgesini tıraş eder, Jack bu sırada ameliyat sırasında bayıltılmasını istemediğini tembihler, sadece ameliyat yapılacak olan bölge uyuşturulabilir ve Jack ameliyatı seyredebilir ve Juliet’e yardım edebilir. Juliet bunu nasıl yapacağını sorunca da Jack, Kate’in de ameliyatta olmasını ve kendisine ayna tutmasını ister. Juliet buna biraz karşı çıkar gibi olsa da Jack ısrar eder.

Flashforward’da Jack hastanede bir hastasını yolcu etmektedir, bu sırada etrafta babası Christian Shephard’ın gezindiğini görür – ancak bu uzun sürmez ve lobideki görevli bayan, Jack’e Santa Rosa Hastanesi’nden bir telefon geldiğini ve onun çok yakın bir dostuyla ilgili olduğunu söyler. Jack Santa Rosa’ya gider ve burada hastanenin doktoruyla, hasta hakkında konuşur; doktor hastanın ilaçlarını almadığını ve artık uyumadığını söyler, terapilerin ise işe yaramadığını belirtir, bunun sebebinin ise hastanın doktorun yaşadığını dahi kabul etmemesidir.

Jack hastanın odasına girer, bu HURLEY’dir. Jack ona neden ilaçlarını almadığını sorar, Hurley de öldüklerini söyler, ona göre Oceanic-6 olarak hepsi ölmüştür ve o adadan kurtulamamıştır. Hurley Jack’e yaşamıyla ilgili sorular sorar, Jack her şeyin iyi gittiğini söyler ve Hurley cennet benzetmesi yapar. Jack ona aynı soruyu sorduğunda Hurley her şeyin, Charlie’yi görene kadar iyi olduğunu söyler. Charlie’nin bugün Jack’in geleceğini söylediğini belirtir ve ona bir mesaj bıraktığını açıklar: “Onu sen yetiştirmemelisin Jack.” Jack bu mesaja oldukça alınır, Hurley Jack’e mesajın Aaron’dan bahsettiğini söyler, Jack odadan çıkacakken Hurley, Charlie’nin aynı zamanda Jack’i ziyaret edecek birinin olduğunu da söylediğini belirtir.

Ormanın öteki tarafında Frank Lapidus, Sawyer Claire ve Miles’ın yanına gelir ve onları tekneden gelen askeri takım ve Kreamy hakkında uyarır. Sawyer ve ötekiler hemen saklanır, Kreamy takımıyla Lapidus’un yanına gelir, bu sırada Sawyer ve takımı yakalanacak gibi olur ancak yakalanmazlar. Kreamy Lapidus’la birlikte helikoptere gitmek üzere uzaklaşır.

Sahilde Juliet, Kate’e kendisine yardım etmesinden ve ayna tutmasından bahseder. Kate zorla da olsa bunu kabul eder. Jack kendi çadırından çıkar ve ameliyatın yapılacağı çadıra doğru Kate’le birlikte yürür. Juliet ilaçların en kısa zamanda geleceğini söyler.

Flashforward’da Jack Santa Rosa hastanesinin önünde gece aracıyla bir süre bekledikten sonra evine gider. Uyumakta olan Kate’i uyandırır ve onunla konuşur; Kate’e gerçekten kendisinin babalık için yeterli olup olmadığını sorar, Kate ise gözleri dolarak bunu onaylar. Jack ona evlenme teklif eder, Kate de ağlayarak bunu kabul eder.

Sahilde, akşama doğru Tıbbi istasyona giden dörtlü geri döner. Juliet, Sun ve Daniel’la birlikte ilaçlar hakkında çalışmak için uzaklaşır, Jin Charlotte’u durdurup ona Korece bildiğini söyler, Charlotte bunu bir süre inkâr eder, Jin daha fazla yalan söylerse Daniel’ın parmaklarını tek tek kıracağını belirtir ve Charlotte en sonunda kabul eder. Jin, helikopter kurtarmak için geldiğinde Sun’ı adadan götürmelerini söyler. Charlotte diğerlerine ne olacağını sorar, Jin ise sadece Sun’ı helikoptere bindirmesini söyler. Charlotte bunu kabul eder.

Flashforward’da Jack odasında bir hastayla ilgili araştırma yaparken lobideki yangın alarmını işitir ve onu kapatmaya gider, alarmı kapatınca bekleme koltuklarında babası Christian’ın ona seslendiğini işitir. Bu sırada hastane doktoru Erica gelir ve Jack ondan kendisi için reçete yazmasını ister, çünkü geceleri pek uyuyamamaktadır.

Jack ardından eve gelir, Kate habersiz bir şekilde telefonda biriyle randevulaşmaktadır, Jack gelince telefonu kapatır ve telefondakinin çocuk parkındaki annelerden biri olan Noreen olduğunu söyler. Kate ardından yatak odasına doğru çıkar, Jack ise hastanede Erica’nın kendisine yazdığı ilacı kullanmaya başlar.

Ormanda Sawyer, Miles ve Claire uyuyorlarken Claire birden uyanıverir, ateşin başında Christian’ın Aaron’la ilgilendiğini görür ve oldukça şaşırır.

Sahilde Kate ameliyatın bitmesini bekler, Bernard yanına gelip ameliyat odasına girebileceğini, Jack’in durumunun biraz düzeldiğini söyler. Kate çadıra gider ve Juliet’le konuşur, çünkü Jack hâlâ baygındır. Juliet Jack’in kendisini geçen gün Kate adanın öbür ucundan gelirken öptüğünü söyler ve bunun Juliet için değil Jack için hoş bir şey olduğunu, bu öpücüğün, Jack’in başka birini sevmediğini kanıtlamak için olduğunu anlatır. Kate çadırdan çıkar, Jack ise uyanır, başından beri ayıktır zaten.

Flashforward’da Jack evde akşam vakti içki içmektedir. Kate gelir ve Jack ona, dadının neden geç saate kadar evde olduğunu sorar, normalde dadı vaktinde evden çıkmaktadır. Kate yapması gereken birkaç işi olduğunu, bu yüzden dadıyı uzun süre evde tuttuğunu belirtir. Jack Hurley’i ziyarete gittiğinden bahseder, Kate’i oraya götürmediğini çünkü Hurley’nin delirmeye başladığını anlatır, ardından Kate’e bütün gün nerede olduğunu sorar, Kate ağlayarak Sawyer için bir şeyler yaptığını, onlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyler. Jack Sawyer’ın kendi seçimini yapıp kalmayı tercih ettiğini hatırlatır, Kate’i kurtarmaya gelen, onunla kalan ve onunla ilgilenen Jack’in kendisidir. Kate ona kızar ve Jack’in sorunları olduğunu, bu sorunlarını çözemezse Aaron ve kendisiyle birlikte aynı çatı altında yaşayamayacağını belirtir, Jack ise Kate’in Aaron’la kan bağı dahi olmadığını söyler. Bu sırada Aaron gelir ve Kate ağlayarak ona sarılır, Jack evden çıkar.

Ormanda, Miles uyanmıştır. Sawyer da uyanır ve Claire’in olmadığını görür, Miles’a nerede olduğunu sorar. Miles Claire’in gecenin bir vakti ormanın derinliklerine doğru gittiğini söyler. Sawyer yalnız olup olmadığını sorar, Miles da Claire giderken yanında “baba” dediği bir adamın olduğunu söyler. Ardından Claire’i takip edebileceğini ancak yasaklanma cezasının olduğunu söyleyip alay eder, Sawyer tam onu vuracakken Aaron’un sesini işitir, onu ormanın az ilersinde ağaçların orada bulur, Claire yoktur. Sawyer avazı çıktığı kadar Claire’e seslenir.
Etiketler: ada, alex, bölüm-özeti, ben, bernard, black-smoke, charlotte, faraday, hurley, jack, jin, juliet, kara-duman, kate, keamy, LOST, lost-4.-sezon, lost-4.-sezon-10.-bölüm, lost-410, lost-4x10, lost-4x10-bölüm-özeti, lost-4x10-something-nice-back-home, lost-4x10-something-nice-back-home-bölüm-özeti, lost-4x10-un-ayrıntıları, lost-s04e10, lost-sezon-4, lost-sezon-4-bölüm-10, miles, millenium-falcon, rose, sawyer, something-nice-back-home, sun
« Önceki yazı | “LOST” 4×10′un Şaşırtıcı Sahneleri
“LOST” - 4×11 - Cabin Fever’dan Promo’lar | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.






ByRoN
02 May 2008-19:15 |
Bu bölüm garip fakat anlamsız gibiydi. Hurley, sanki kilit rolde gibi gösterilmek istenilmiş. Jack’in durumu ise sanki içler acısı gibi.. Jack’in şüpheleri var. Kate ise hala daha Sawyer’ı unutamamış. Claire’in ise nereye gitti belli değil. Acaba, başka bir istasyonda mı gözlerini açacak?
Kid_A
02 May 2008-19:52 |
Ben Claire’i alıp götüren Christian’ı Kara Duman’a ve Jacob’a bağlıyorum; gözlerini ya ilerki bölümde Jacob’un kabininde açar, ya da adanın bilinmeyen bir yerinde, ama büyük ihtimal Jacob’un yanında gibi.
jb
03 May 2008-11:15 |
jackin halinin içler acısı olması onun sıfır hata istemesinden kaynaklanıyor .karakterinin doğası bunu gerektiriyor.kurtulduktan sonra kendi hayatını yaşıyormuş gibi görünsede aklı hep adada hep doğru bi karar alıp almadığını sorguluyor ve üstüne hurleyin sözleri jackin kontrol mekanizmasını çok zorladı.hem eğer bütün problemleri çözebilecek yöntemleri yoksa nasıl ben bir liderim diyebilir ki :) bence jack bu zor günleri atlattıktan sonra bütün
olayın hakkından gelecektir ;)
not:charlienin o sözlerdeki amacının jacki motive etmek ve jackin dikkatini asıl probleme çekmeye yardımcı olmak olduğunu
düşünüyorum.charlie nin öldüğüne inanıyorum diyemem
Syodej
03 May 2008-16:52 |
İyice karışmaya başladı olaylar. Ama adamların sezon finalini o kadar uzun tutmak istemlerinin nedeniyde herhalde açıklancak çok şeylerinin olması. En azından bir sonraki bölümde de çok şey olcak gibi.