“LOST” - 4×05 - The Constant

Bir haftalık heyecanlı ve merak dolu bekleyişin ardından, “LOST“un 4. sezon 5. bölümü “The Constant” yayınlandı. Desmond’ın üzerine odaklanan bu bölümün resimli geniş özetini yazının devamında bulabilirsiniz. Bölümü izlemedinizse lütfen yazının devamını okumayınız!

Sahne Desmond’un elinde tuttuğu kendisinin ve Penny’nin fotoğrafıyla açılır. Desmond, Sayid’le birlikte Lapidus’un kullandığı helikopterdedir ve adanın dışındaki tekneye doğru gitmektedirler. Bir anda fırtınaya yakalanırlar, türbülansa girilir ve Lapidus sıkı tutunmalarını söyler. Tam bu sırada Desmond’a bir şey olur ve…

Zaman tünelinde, Desmond’u askeri birlikte buluruz. Komutan yatakhaneye gelip herkesi kaldırır, Desmond’la ezici bir konuşma yapar ve herkesi bahçeye çağırır. Burada yağmur altında askerlere şınav çektirmeye başlar. Şınav sırasında arkadaşlarından biri Desmond’a neler olduğunu sorar; Desmond bir rüya gördüğünü, ancak rüyada aslında tamamen rüyanın içinde olduğunu söyler. Komutan gelir ve Desmond’un söyleyecek bir şeyi varsa kendisine söylemesini emreder.

Tekrar ada zamanına geri dönülür ve türbülans sırasında Desmond etrafına bakınır, nerede olduğunu bilmiyor gibidir. Birden kulaklığını ve kemerini çıkarmaya başlar, Lapidus Sayid’e arkadaşına mukayyet olmasını söyler. Sayid Desmond’u zapt etmeye çalışır, Desmond ona dönüp onun kim olduğunu ve kendisinin adını nereden bildiğini sorar: Desmond’un hafızası askerlik zamanındakine geri dönmüştür!

Sahilde, Jack ve Juliet sakin bir biçimde sabırlı olmaya çalışarak sinir krizi geçirmektedirler ve Charlotte’la Daniel, helikopterin adadan çıkmasının üzerinden bir gün geçtiği halde hâlâ neden tekneye varamadığına cevap vermemektedirler. Juliet Charlotte’un çok sakin olmasına daha da sinirlenmektedir, çünkü tekneyle ada arasında 20 dakikalık bir mesafe vardır ve Charlotte helikopter hakkında en ufak bir endişe duymamaktadır.

Burada ikisi arasında ufak bir atışma yaşanır. Daniel en sonunda onlara açıklamaları gerektiğini söyler Charlotte’a; Daniel’ın dediğine göre helikopterin adadan ayrıldığını düşündükleri süre, helikopterin adadan ne kadar süredir uzakta olduğuyla aynı değildir. Eğer Lapidus doğru koordinatları takip edecek olursa tekneye sağ salim varacaklardır, ancak eğer olmazsa bazı yan etkiler gözlemlenebilir.

Tekneye vardıklarında görevlilerden biri neden tekneye geldiklerini sorar Lapidus’a, bunun doğru olmadığını söyler. Desmond ise ne Lapidus’u ne de Sayid’i tanımadığını söyler ve krizi devam eder. Görevli Desmond’u teknenin revirine götüreceğini söyler. Desmond, hâlâ olanları inkar etmektedir ve “Burada olmamam lazım!” der.

Zaman tünelinde, Desmond askeri eğitim sırasında ayağa kalkar. Komutan diğerlerini de ayağa kaldırır ve koşma emri verir. Bir süre sonra askerler asker arabalarına eşya yüklemeye koyulurlar. Bu sırada arkadaşlarından biri Desmond’a neyi olduğunu sorar. Desmond sabah uyurken aynı zamanda bir teknede olduğunu, sonra yatakhaneye geri döndüğünü söyler. Arkadaşı buna inanmak istemez ancak Desmond doğruyu söylemektedir. Arkadaşı teknede başka kimlerin olduğunu sorar, Desmond fotoğrafı hatırlar ve Penelope’un olduğunu söyleyerek oradan uzaklaşır.

Desmond telefon kulübesine doğru gider, bir arkadaşı ona sabahki şınav cezası için sinirlice teşekkür eder, Desmond yere madeni paralarını düşürür ve tekrar kendini teknede bulur.

Görevliler onu revir odasına getirirler. Doktoru çağıracaklarını ve onun Desmond’a birkaç soru soracağını söyleyerek odadan ayrılırlar, kapıyı kilitlerler. Desmond yine orada olmaması gerektiğini bağırır, bu sırada odada yatakta bağlı bulunan George Minkowski ona “Aynısı sana da oluyor değil mi?” diye sorar.

Güvertede Sayid ve Lapidus konuşurlar; Lapidus Sayid’in silahı karşılığında ona telefonunu verecektir. Takas gerçekleşir ve Sayid sahili arar. Jack cevap verir, Sayid Desmond’a tuhaf bir şeyler olduğunu söyler, Daniel elektromanyetik akımdan bahseder ve bu akıma kapılanların farklı etkilerle karşılaşacaklarını söyler. Desmond’la konuşması gerekmektedir.

Revir odasında Desmond Minkowski’yle konuşurken doktor odaya gelir ve Minkowski’ye bir çeşit iğne yapar. Desmond’u muayene ederken Desmond yine zamanda yolculuğa çıkar.

Telefon kulübesine girer ve Penelope’yi arar, ancak Penny onu hiç de iyi karşılamaz ve onunla görüşmek istemediğini söyler.

Teknenin revirini Sayid ve Frank (Lapidus) basar, Sayid doktoru tehdit eder, Frank telefonu Desmond’a verir ve onunla Daniel arasında konuşma olur: Desmond zaman tünelinde 1996 senesine, askeriyedeki zamanına dönmüştür. Daniel ondan Oxford’a gidip kendisini bulmasını ister. Desmond’a bir takım numaralar verir ve bunları geçmişte kendisine gelip söylemesini ister.

Zaman tünelinde Desmond yine geçmişe gider ve Oxford’da Daniel’ı bulur ve ona zamanda yolculuktan bahseder, ardından onu ikna etmek için numaraları söyler. Daniel ona inanır ve ofisine götürür. Burada fare deneyi yaparlar; deneyde fare labirenti geçmelidir ve

Daniel ona önceden radyasyon verir. Fare zamanda yolculuk yapar ve geri ayıldığında labirenti tek seferde geçer. Daniel farenin gelecekte bir saat sonraya gittiğini, çünkü bir saat sonra kendisinin fareye nasıl çıkacağını anlattığını söyler, fare bu şekilde labirenti geçmiştir. Desmond bunun kendisine ne şekilde yarayacağını sorar, Daniel’ı gelecekte bir adadan bahseder.

Teknenin revirinde Desmond ve Sayid yakalanır, Frank götürülür ve Sayid’le Desmond odada Minkowski’yle bırakılır. Minkowski’nin Desmond’a Penny’den mesajı vardır.

Zaman tünelinde Daniel’ın odasında Desmond kendine gelir. Beş dakikadır daldığını söyler ancak Daniel onun 75 dakikadır baygın olduğunu belirtir, yani Daniel Desmond’da ilerlemenin geometrik olarak arttığını düşünmektedir. Desmond farenin öldüğünü görür ve Daniel’ı karatahtaya vurarak kendisinin de ölüp ölmeyeceğini sorar, fakat Daniel bunu bilmemektedir. Fakat ortada karışık bir denklem vardır ve bu denklemin, yani eşitliğin bir “sabitliğe” ihtiyacı vardır. Sabitlik, gelecekteki tanıdık bir şeydir ve Desmond’un geleceğinde tanıdık hiçbir şey yoktur.

Daniel ona, gelecekte kendisine bir “sabitlik” bulmasını ve bunun gerçekten değer verdiği birisi/bir şey olmasını söyler, bu şekilde Desmond’un zamanda yolculukları son bulabilecektir. Desmond sabitliğine karar vermiştir ve bu Penny’dir, onu arar ancak telefonuna ulaşamaz – Penny taşınmıştır.

Teknenin revirinde Desmond ve Sayid Minkowski’yi çözerek telsiz odasına giderler, bu sırada kapı açıktır yani teknede Sayid’lerin işi için işleyen bir casus vardır.

Zaman tünelinde, Desmond bir açık arttırmaya gider, Charles Widmore buradadır ve Black Rock’a ait geminin ikinci kaptanının seyir defterine yüksek bir fiyat verir. Desmond burada Charles’la konuşur ve Penelope’nin nereye taşındığını öğrenmek ister. Charles onu yine korkaklıkla suçlar, Desmond Charles’ın ondan neden nefret ettiğini sorar, Charles bunun kendisi olmadığını söyler ve ona Penelope’un adresini verir.

Teknede iletişim odasına gelirler, ancak burada cihazlara hasar verilmiştir, Sayid tamire koyulur ve Desmond’dan arayacağı numarayı öğrenmesini ister. Bu sırada Minkowski ölür ve Desmond tekrar geçmişe gider.

Zaman tünelinde Desmond Penelope’un evini bulur ve ısrarla onun evine girer, kendisinden evinin telefonunu ister ve onu 8 sene sonra, yani 2004’te arayacağını söyler, Noel arifesinde. Penelope ona numarasını verir ve evden def eder.

Teknede iletişim odasında Desmond geri döner ve telefonu Sayid’e söyler, Sayid arar ve pillerin zayıf olmasından dolayı çabuk olmasını belirtir. Telefon uzun uzun çalar, Penelope en sonunda açar, Desmond bir adada, teknede olduğunu söyler. Penelope 3 yıldır Desmond’u aradığını ve adayı bildiğini anlatır, araştırma yaptığını ve Charlie’yle konuştuğunda Desmond’un hayatta olduğunu anladığını söyler. İkisi birbirlerine sevdiklerini söyler ve birbirlerini asla bırakmayacaklarına söz verirler. Pil biter ve görüşme sona erer.

Adada, sahilde, Daniel not defterindeki sayfaları kurcalar ve bir sayfada, “Ters bir şey olursa, Desmond Hume benim sabitim olacak,” diye Daniel’ın kendisine düştüğü not vardır, yani Daniel Desmond’u geçmişte kendi yayına göndererek aslında kendisine bir sabit yaratmıştır…
Etiketler: Özet, LOST, lost-4.-sezon, lost-4.-sezon-5.-bölüm, lost-4x05-the-constant, lost-4x05-the-constant-bölüm-özeti, lost-s04e05, lost-sezon-4, recap, the-constant
« Önceki yazı | “LOST” 4×05′in Şaşırtıcı Sahneleri
TNT Tv Türkiye 3 Mart’ta Yayında! | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.





ByRoN
01 Mar 2008-11:07 |
Son zamanlarda izlediğim belki de en iyi lost bölümü diyebilirim. 1. sezonu düşündüğümüzde bu insanlar nasıl kurtulacak bu adam derken olayı nerden nereye getirdiler. Zaten, bu bölümüyle sanırım lost tarihin gelmiş geçmiş en iyi tv dizisi olacağının ispatlamış gibi gözüküyor…
yildiz89
01 Mar 2008-12:32 |
Bu bölümle Lost gelmiş geçmiş en iyi dizi olduğunu , Heroes,Prison Break gibi son yılların diğer popüler dizileriyle arasındaki bariz kalite farkını bir kez daha göstermiştir.Bu bölüm değerli Lost yazarlarının da ustalıklarını ve bize devamlı ‘bize güvenin dizinin sonu en başından belli’ gibisinden açıklamalar yaparlarken kendilerine gerçekten güvenmemiz gerektiğini gösterdikleri bir bölüm olmuştur.Daha ilk bölümlerde karşımıza çıkan Adam and Eve olarak adlandırılan iki cesedin dizinin zaman kavramıyla alakalı olduğunu çok önceden açıklamaları ve bunun daha en başta gösterilmesi yazarların ne yaptıklarını kesinlikle bildiklerinin ve ‘yazarlar sapıttı ..bu kadar şeyi toparlayamazlar…’gibisinden yorumların yersiz olduğunu zira olayın en başından beri taraflarından bilindiğini göstermiştir.Heroes ve Prison Break gitgide cıvırken Lost’un böyle devam etmesi yazarlarına olan güvenimi ve saygımı bir kat daha arttırmıştır.
emre_bekman
02 Mar 2008-15:07 |
Lost artık bir efsane.
Zaten benim de tek güvencem senaristlerin ne yaptıklarını bilmeleri.
Lost Forever… :D
Syodej
02 Mar 2008-18:03 |
Lostun yazarları kendilerinin ne kadar kaliteli oldukarını bir kez daha gösterdiler. Gelcek geçmiş ilişkisini müthiş kurgulamışlar. Çok zekice yazılmış bir bölümdü. Tek kelimeyle süperdi.
coyote1222
03 Mar 2008-08:23 |
gerçekten izlediğim en güzel lost bölümüydü, zamanda yolculuk olayını farklı bir boyuta taşıdılar, insan zamanda gitmiyor sadece bilinci geçmişteki bilincine dönüşüyor bu çok mantıklı, bac to the future filminini sevenler *ben* için çok etkileyici bir bölümdü , ayrıca sanırım dizide izlediğimiz tüm flashbackler zaman yolculuğuydu =)
elamshin
03 Mar 2008-10:29 |
heyecanla izlediğim bölümlerden biriydi, bölümü izlemeden önce aeron üzerine dönüceğini düşünmüştüm lakin desmond bırada’ nın işlendiği bölüm çok iyi olmuş…
duygu999
06 Mar 2008-11:06 |
Muhteşem bir bölümdü..adadan çıkışlarda yan etkiler oluyorsa, oceanic 6 dekilerden de bişeyler çıkıcak demektir.