
“LOST“un bu sabaha karşı Amerika’da yayınlanan 4. sezon prömiyer bölümünün tam özetini yazının devamında ulaşabilirsiniz. Özet fotoğraf ve bölümden geniş ayrıntı içermektedir, bu yüzden eğer bölümü seyretmediyseniz okumamanız önerilir! Spoiler içerir!!!
Mavi gökyüzü olan bir arka fon önünde bir yığın meyve görürüz. Meyveler bir anda patlar ve içinden bir araba geçer – meyveler bir kamyonun önündedir aslında ve onlara çarpan araba da polis arabalarından kaçmaktadır. Bu bir kovalamaca sahnesidir ve şehrin iskele tarafında geçmektedir. Aynı sırada bir evde, yüzünü görmediğimiz bir adam bu kovalamacayı TV’den izlemektedir. Adamın JACK olduğunu görürüz. TV’ye bakıp “Ah dostum…” gibi bir bakış atar. Olay anında araç hızla otoyoldan çıkarak yol kenarındaki eşyalara çarpıp bir duvara toslayarak durur. Polisler adamın dışarı çıkmasını ister. Adam HURLEY’dir. Tam teslim olacak gibiyken birden yine kaçmaya çalışır, ancak hemen yakalanır ve yüzü duvara dayandırılarak elleri kelepçelenir. “Benim kim olduğumu bilmiyor musunuz? Ben Ocenic-6’danım! Oceanic-6’danım!” diye bağırır ama nafiledir. Bu sahne bir flash-forward’dır!
Hurley karakola götürülür ve burada sorgu odasına alınır. Polis ona, bir markette alışveriş yaparken anlık gördüğü bir görüntü yüzünden ortalığı yaygaraya vererek kaçışını sorar ve kimi gördüğünü sorar. Ardından polis, Hurley’i meşhur olmasıyla ilgili azarlar ve Hurley meşhur filan olmadığından bahseder, aralarında böyle bir diyalog geçer. Polis “O zaman neden Oceanic-6 diye bağırıyordun?” diye esas soruyu patlatır. Hemen ardından polis, uçaktakilerden birisini, Ana Lucia Cortez’i bildiğini ve Hurley’nin Ana Lucia’yı tanıyıp tanımadığını sorar. Hurley ise şaşılacak biçimde Ana Lucia’yı tanımadığını söyler. Polis çörek almak için odadan çıkar, bu sırada Hurley bir hayal görür; sorgu odasındaki ayna biçiminde camın öteki tarafında deniz vardır ve biri denizin içinde yüzmektedir. Şahıs cama yaklaşır ve patlatır – bütün oda suyla dolmaya başlar. Hurley birden panik halinde odanın kapısına koşar ve “Yardım edin! Yardım edin!” diye bağırır. Polis odaya gelir ve halüsinasyon sona erer. Polis Hurley’i akıl hastanesine kapatmaktan söz eder, Hurley de çok sevinerek “Ah çok teşekkürler!” diye polise içtenlikle sarılır.Adada, Hurley sahildeyken Jack’le telsizden konuşur ve ona radyo kulesine ulaşıp telefon edip etmediklerini sorar. Jack olayın tamamlandığını, kurtarma ekibinin gelmekte olduğunu söyler. Telsizle konuşma biter ve Kate Jack’in yanına gelir. Jack Locke’tan bir iz olup olmadığını sorar, ancak iz yoktur. Kate “Locke neden tanımadığı birini öldürsün ki?” diye yerde yatan Naomi’ye bakarak sorar. Jack “Çünkü o bir deli” diye hemen cevap verir, sonra da eğer Locke’u bulacak olurlarsa onu öldüreceğini söyler. Jack ardından toparlanmak üzere çantasına gider, arkasından Kate “Gerçekten kurtuluyor muyuz?” diye sorar, Jack ona evet der. Sun’la Claire’i görürüz, Claire Aaron’un üstünü değiştirmektedir. Sun kendi bebeğini bir hastanede doğuracağından ötürü son derece mutludur. Yanlarına Rose gelir, Claire ona ne kadar cesur bir kocası olduğunu söyler, Rose da esas cesur olanın Claire’inki yani Charlie olduğunu söyler. Ben ve Danielle’i görürüz. İkisi Alex’le Karl’ı seyretmektedir. Ben Danielle’e kısık bir sesle “Senden bir şey istiyorum: Alex’i al ve buradan götür. Burada olan herkes ölecek, kızımın ölmesini istemiyorum” der ancak lafını bitiremeden Danielle’den suratına dirseği yer ve Danielle “Alex senin kızın filan değil!” diye parlar.Sahilde Hurley ve Bernard, kurtulmayla ilgili konuşmaktadırlar. Hurley adadan kurtulduğunda tamamen özgür olacağından, önlerindeki sahilde neredeyse her gün yürüyüş yaptığından ve bir Allah’ın günü denize hep yapmak istediği gülle atlayışını yapamadığından bahseder. Bernard ona bu atlayışı yapmasını söyler. Hurley sevinç içinde koşarak denize atlar, oldukça mutlu anlardır bunlar. Ancak kafasını denizden çıkarttığında, Desmond’un kayıkla karaya geldiğini görür. Hemen onun etrafını çevreleyen Sayid, Juliette, Sawyer, Jin, Bernard grubunun yanına gider. Desmond adaya gelmekte olan teknedeki insanların bahsettikleri kişi olmadıklarını söyler. Hurley dışında hepsi bu konu hakkında ve bunu Jack’e söyleyip söylememe konusunda tartışmaya girer, Hurley “Charlie’ye ne oldu?” diye birden bağırır. Desmond ona acıklı bir şekilde bakarak “O öldü” diye kötü haberi verir, Hurley’nin bütün sevinci birden kaybolur.Radyo kulesinde Jack’in uydu telefonu çalar, Jack cevaplar ve arayan George’dur, onlardan bir sinyal almaları gerektiğini söyler. Jack bunun için ne yapması gerektiğini sorar, George da telefona Naomi’yi ister. Jack “Naomi şu anda burada değil” gibisinden yalan söylerken, Kate ona Naomi’nin olması gerektiği yeri gösterir – Naomi yoktur! Ben bağlanmış olduğu ağaçta yerde oturmaktadır. Jack telefonu kapatır ve hışımla Ben’in yanına gidip Naomi’nin nerede olduğunu sorar, Ben ise bilmediğini söyler.Sahilde Sawyer, Sayid ve Juliette, teknedeki adamlarla ilgili Jack’i uyarıp uyarmama konusunda tartışırlar; Sawyer Jack’i uyarmaları gerektiğini söyler, Sayid ise bunun kendilerine hiçbir şey kazandırmayacağını belirtir. Juliette Jack’i uyarmanın iyi bir şey olacağını söyler, Sayid ise bunun teknedeki adamları şüpheye düşürebileceğini sanmaktadır. Sawyer en sonunda “Telsiz bende, ben bildiririm Jack’e” der, fakat Hurley onun elinden telsizi kapıp denize atar, gitmeleri gerektiğini söyler.Radyo kulesinde Jack insanlara meşale sopaları dağıtır. Danielle kan lekeleri bulduğunu ve bu izi takip etmeleri gerektiğini söyler, Jack Ben’i de yanlarına alacaklarını belirtir, çünkü Ben’e kendisinden başka biriyle birlikteyken güvenmemektedir. Jack kazazedelere, ormandan geçip sahile gideceklerini böylelikle teknedeki insanların onları daha rahat bulabileceğini söyler. Kate başka bir iz daha bulduğunu ve bu izi de takip etmeleri gerektiğini söyler, Jack ise buna gerek olmadığını belirtir. Kate ve Jack veda sarılması yaparlar.Sahildeki grup silahlarını toplayarak hazırlanmaya başlarlar.Flashforward’da, Hurley akıl hastanesinde bir hastayla Dörtlü Çapraz oyununu oynamaktadır. Görevli Hurley’e ilacını getirir ve bir adamın onunla görüşmek istediğini söyler. Hurley zenci adamı görür ve yanına gider. Adam Oceanic Airlines’ta çalıştığını, Hurley’nin başına gelen kovalamaca, tutuklama gibi olayları öğrendiklerini ve onu kendilerine ait özel bir kliniğe götürmek istediklerini, orada güzel bir sahil manzarası olduğunu söyler. Hurley bunu istememektedir, bulunduğu hastanede rahat olduğunu söyler. Adam “Gerçekten rahat mısınız? Bir akıl hastanesindesiniz” der ancak bunu dehşet verici bir biçimde söyler, bu sebeple Hurley adamın kimliğini sorar, adam ise yanında olmadığını söyler. Hurley masadan kalkar, adam ona “Hâlâ hayattalar mı?” diye oldukça ürpertici biçimde sorar, Hurley birden çılgına döner, görevliler onu yatıştırır, zenci adam hastaneyi terk eder.Adada, Hurley ve grubu ormanda gece vakti ellerinde meşalelerle ilerlemektedirler. Hurley hâlâ kederlidir, Sawyer bu konuda ona yardımcı olmak ister, Hurley ise ne kadar az konuşup hızlı hareket ederlerse Jack’e o kadar çabuk ulaşabileceklerini söyler. Ardından Hurley olduğu yerde birkaç saniye duraklar, sonra ilerlemeye koyulur – ancak grubu kaybeder ve ormanda kaybolur. Bir kulübe bulur, Jacob’un kulübesidir bu. Hurley fısıltılar duyarak kulübeye gider, içeride CHRISTIAN SHEPHERD vardır ve sallanan koltukta oturmaktadır. Birden anlaşılmayan bir göz Hurley’e bakar ve Hurley dehşet içinde elindeki meşaleyi düşürerek koşmaya başlar, yere düşer. Hemen sonra başının tepesinde Locke belirir. İkisi ormanda oturup Penny’e ait olmayan tekne ve ölen Charlie’yle ilgili konuşurlar. Locke Charlie’nin yaptığının cesurca bir hareket olduğundan bahseder, ancak hepsi Jack’in teknedeki insanlara ulaşmak için yaptığı planlar olduğunu ve şimdi de bu adamların tehlikeli kişiler olduğunu söyler. Böylece Hurley’i kendi tarafına almayı başarır.Jack ormanda kendi bulduğu izi takip etmektedir Danielle ve Ben’le birlikte, ancak izin sonu fiyasko çıkar. Jack telefonunu kontrol etmek ister ancak o da gitmiştir; Kate Jack’e sarıldığında telefonu almıştır. Ben aralarında en azından birilerinin doğru bir şeyler yapmakta olduğundan bahseder.Kate kendi izlerini takip eder, bu sırada uydu telefonu çalar, arayan yine George’dur ve Naomi’yi sorar. Bu sırada Kate’in koluna tepeden kan damlar ve Kate telefonu kapatır, hemen ardından üstüne ağaçlardaki saklandığı yerden Naomi iner, boğazına bıçağı dayayarak telefonu ister. Kate telefonu verir, Naomi tekrar sinyal gönderme işini yapar, ancak George’a daha fazla dayanamayacağını, kız kardeşine onu çok sevdiğini söylemesini ister ve oracıkta ölüverir.Oceanic 815’in ormandaki parçasının orada beklemekte olan Sawyer, Juliette, Jin, Sayid ve Bernard’ın yanına Hurley, hemen ardından Locke gelir. Sayid Locke’a kızgındır çünkü denizaltını patlatmıştır. Bu sırada kazazedelerin öteki grubu da olay yerine gelir; Sun Jin’e, Rose Bernard’a kavuşur, Hurley Claire’e Charlie’nin öldüğünü söyler ve ikisi sarılıp ağlar.Flash-forward’da, Hurley akıl hastanesi bahçesinde diğer hastalarla birliktedir ve resim yapmaktadır. Hastalardan biri onu Charlie konusunda uyarır, Hurley dönüp bakar ve Charlie’yi görür, hemen tedirgin olur. Charlie ona tedirgin olmamasını, sakin olmasını söyler. Hurley sakin olamayacağını, Charlie’nin öldüğünü ve olmadık yerde bir anda markette karşısına çıktığını söyler. Hurley Charlie’yle hayali bir sohbet yapmak istememektedir, çünkü Charlie’nin öldüğünün gerçekten farkındadır. Aralarında duygusal bir konuşma geçer, Hurley Charlie’nin neden hâlâ kendisini takip ettiğini sorar, Charlie de ona söylemesi gereken bir şey olduğunu belirtir. Hurley kulaklarını tıkar ve 5’e kadar saymaya başlar, Charlie bu sırada “Onların sana ihtiyacı var” diye tekrarlar ve… ortadan kaybolur.Adada, ormanda, herkes birbiriyle buluşurken, Danielle ve Ben de gelir, ancak herkesin bakışları Locke’un arkasındadır çünkü – Jack birden orada bitiverir ve Locke’a yumruğunu geçirerek yere devirir. Locke silahını çıkarmak ister, Jack onun elinden kapar ve horozunu çekip Locke’un suratına doğrultur. Locke “Beni öldürmeyeceksin Jack” der, ancak Jack tetiği çeker, silahta mermi yoktur. Locke Jack’in tetiği gerçekten çekmiş olduğuna şaşırır. Jack’in Locke’u pataklamasını Sawyer ve Sayid engeller. Locke ayağa kalkar ve birçok şey yaptığını, bunların hepsine bir açıklama borçlu olduğunu, ancak ne yaptıysa herkesin iyiliği için yaptığını söyler. Jack onun Naomi’yi öldürdüğünü söyler, Ben bunun teknik olarak henüz olmadığını belirtir – Kate olay yerine vararak Naomi’nin yeni öldüğünü ve ölmeden önce sinyali gönderdiğini, teknedeki insanların adaya gelmekte olduklarını söyler. Locke Naomi’nin onları kurtarmak için değil, kendi ekibini adaya getirmek için çalıştığını ve bunun olduğu zaman, ortalıkta olmamaları gerektiğini belirterek Ötekiler’in köyüne gitmeleri gerektiğini anlatır. Hurley, Sawyer, Claire onun tarafına geçer. Ben Jack’ten Locke’la gitmek için izin alır, Jack Ben’i Locke’a verir. Rose Bernard’a, Locke’la gitmek istemediğini söyler. Sawyer da Locke’un tarafını seçer. Locke onlara sonradan katılmak isteyeceklerin kendilerini nerede bulabileceğini söyleyerek grubunu alır ve yola koyulur.Flash-forward’da Hurley basket salonunda oynamaktadır. Basket atarken Jack gelir. İkisi konuşmaya başlarlar. Jack görüşmeden geldiğini ve tekrar doktor olacağını söyler. Hurley gazetecilerin onu rahat bırakıp bırakmadığını sorar, Jack bıraktıklarını söyler ancak hâlâ üzerinde bir baskı vardır. Jack sakal bırakmaktan bahseder, Hurley bunun tuhaf olacağını düşünür. Hurley Jack’in gerçekten neden geldiğini sorar, Jack de onu kontrol etmek için geldiğini söyler. Hurley Jack’in aslında onun delirip bir şeyler anlatmaya başlamadığını kontrol etmek için geldiğini bilmektedir. Jack gitmek zorunda olduğunu söyler, Hurley ondan özür diler ve Locke’un grubu yerine Jack’in grubunu seçmesi gerektiğini fark ettiğini anlar. Ardından da doğru olanı yapmadıklarını, “onun” kendilerini geri istediğini ve onların geri gitmesi için elinden geleni yapacağını söyler, ancak Jack bağırarak asla geri dönmeyeceklerini söyler. Hurley “Asla, asla deme” der ve Jack gider.
Jack ve Kate ormanda, uçak enkazının orada beklemektedirler. Aralarında Charlie’yle ilgili bir konuşma geçer – ve bir anda helikopter sesi işitirler. Üzerlerine helikopterden spot ışığı düşer. İkisi gökyüzüne bakarlar ve helikopterden biri paraşütle atlar. Jack ve Kate hemen adamın yanına koşarlar. Adam maskesini çıkartır ve “Sen Jack misin?” diye sorar. Jack, Kate ve adam, üçü birbirleriyle bakışırlar…
NOT: Ekran görüntüleri kısa bir süre içinde eklenecektir.
ByRoN
04 Şub 2008-12:22 |
Şehir dışında olmam sebebiyle 4×01′in çok fazla detayına dikkat edemedim. Ama bölümü geçtiğimiz cuma günü sabahın çok erken saatlerinde izleme fırsatım oldu. Bölüm, bence 3×01 ile aynı havadan başladı. Biraz heyecan olsun diye 3×01 the others’ın yaşadığı topluluğu ve yerleşim birimini göstermiştilerdi, şimdi ise 4×01 ile de hurley’nin flashforwardlarıyla diziyi eski havasına döndürdüler. Yalnız, asıl heyecan 2-3. bölüm gibi başlayacak. :)
lotus
04 Şub 2008-14:07 |
Hurley’in gördüğü gözün sahibi konusunda Nothjngrad; bence de sence. Ben cuma gecesi izledim bölümü ve çok korktum o sahnede. :D
lotus
04 Şub 2008-14:56 |
@ ByRoN;
Sitenizin içinde bir LOST forumu açmayı düşünmez misiniz, en azından 2 ay bolca yazılırdı, haberlerinizin altına azar azar yazayım diye kasıyorum kendimi valla.:D
Bir dolu forum var diyecekseniz eğer de haklısınız, ama ne bileyim ben buradaki ortam çok zarif ve seviyeli. Fazla yazmak yasak gibi olduğundan mıdır nedir, burası olsun istiyorum işte.:P
lotus
04 Şub 2008-15:35 |
Aman ya da boşverin, yazdıktan 2 dk. sonra vazgeçtim de giremedim siteye, (perşembeden beri lost siteleri çıldırmış durumda, kilitleyip duruyorlar ekranı, girmek te ayrı bir dert).
Camdan bakan göz; Jack’in mi, Desmond’un mu, Bakunin’in mi, Locke’un mu diye tartışıp durucaz da n’olucak, başımız göğemi erecek, herşey adamların kafalarında saklı zaten, biz ne desek boş, istediklerini baktırırlar camdan, keza; istediklerini oturturlar Jacop’un sandalyesine.
sult@na
04 Şub 2008-18:33 |
Ewet ya bende koyu bi jack hayranı olarak o gözü Jack’in gözüne benzettim.Umarım yanılmıyorumdur yoksa nerde kaldı hayranlığım;)
(Eğer adamı gözünden tanımıyorsam)
ByRoN
05 Şub 2008-18:17 |
@lotus
Düşüncen için teşekkür ederiz ama forum açmayı pek düşünmüyoruz ama ileride başka site projeleri olabilir belki de :)