Eğer “LOST“u yeteri kadar iyi biliyorsanız, bir bölümünün tek bağımsız bir bölümden ibaret olmayacağını da biliyorsunuz demektir. Evet, her bölümünde olduğu gibi, “LOST“un 4. sezonunda yine fark edilen ve gözden kaçan bir sürü araya serpiştirilmiş veya gözümüze gözümüze sokulmuş detaylar vardı. İşte bunlardan bulunanlar:

Eğer “LOST 4×01 The Beginning of the End”i seyretmediyseniz, lütfen aşağıdaki yazıyı okumayınız!

Ana Lucia’nın ortağı polis memuru Mike. Her ne kadar LOST dizisinin yazarları bu bağlantıyı açık bir biçimde dile getirmiş olsalar da, belirtmeselerdi de biz izleyenleri onu yine bulabilirdik. LOST takımı sadece Mike adını değil, dizinin modasına uygun olarak o karakteri canlandırmış olan Michael Cudlitz’i de bizzat diziye getirmişler.

Cudlitz, 2. sezon “Collision” adlı Ana-Lucia’nın ilk flashback bölümünde yine polis memuru Mike’ı canlandırmıştı. Böylece dizinin yeni bölümleriyle eski, hatta çok eski bölümleri arasındaki bağlantılar yeniden canlanmış oluyor.

Jacob’un kulübesi. 4×01’in belki de en önemli, en müthiş sahnelerinden biri, Hurley’nin Jacob’un kulübesini bulduğu sahneydi. Bu sahnede Christian Shephard’ın Jacob’un sallanan sandalyesinde bariz bir şekilde oturduğu ortadaydı. Bunu, üzerindeki Christian’ın en son LOST Mobisode’unda giydiği takım elbiseden veya ayakkabıdan çıkartamayanlar, dizinin başlangıç sahnelerinde konuk oyuncu olarak aktör John Terry’nin (Christian) ismini gördükten sonra da çıkartabilirler, şayet bölümde hiçbir yerde tam olarak görünmediği için, sandalyedeki o karakterin Christian olduğuna şüphe yok. Tabii bu sahne ardından bir sürü soruyu beraberinde getiriyor. Bunlardan ilki şu: “Christian, Jacob mu?” Sonraki sorular da şunlar olabilir: “Christian hayalet mi, canlı mı, yoksa birilerinin sandalyeye oturttuğu bir ceset mi?” Bunların yanı sıra, aynı sahnede Hurley’e bakan tek bir göz var. Birçok izleyicinin tahminine göre bu şahıs, John Locke’tan başkası değil. Belki de Locke, yeni akıl hocası Jacob’dan bazı sorularına cevap arıyordu, bilinmez… Başka izleyicilere göre de bu kişi, tek gözlü ve korsan bantlı dostumuz(?) Mikhail Bakunin’den başkası değil, bekleyip göreceğiz.

Randy Nations. John Locke’un kutu firmasındaki beğenilmeyen patronu canlandırıyordu, ardından kendisini Hurley’nin çalışmakta olduğu Mr. Clucks’ta yönetici olarak gördük. 4×01’de kutu firmasına veya Mr. Clucks’a ait hiçbir şey görmediğinizi sanabilirsiniz, ancak giriş sahnesinde Hurley çılgınlar gibi araba kullanıp sonra da arabayı çarpınca onu kamerasına kaydeden biri olarak gözüktü Randy.

Mobisode bağlantısı. 4×01’de Jack ve Hurley basket salonunda 9 aylık oynarlarken, Hurley bazı sebeplerden ötürü “geri dönmeleri” gerektiğini söyledi, Jack de buna “Asla” diyince Hurley “Asla asla deme” diye karşılık verdi. Mobisode’ları eksiksiz olarak izlemiş olanların hafızalarını biraz kurcalayıp “King of the Castle” adlı bölümü hatırlamalarını istiyorum, hani Jack’le Ben’in, Ben’in evinde oturmuş satranç oynadıkları bölüm. Bu bölümde de Jack ve Ben arasında, eğer Jack adadan ayrılacak olursa tekrar dönmek isteyebileceğiyle ilgili bir konuşma geçiyordu, Jack “Asla istemeyeceğim” diyordu ve Ben de “Asla asla deme” diyordu… Ne tesadüf ama! Eğer LOST’u gerçekten iyi bilen ve onun mantığını kavramış bir LOST-izleyicisi iseniz, LOST’ta tesadüf denen bir şeyin olmadığını bilirsiniz.