“Heroes” - 2×05 - Fight or Flight

Uyuz kardeşler Maya ve Alejandro’yu, bu sezon oldukça sinir bozucu hal ve hareketlere sahip Claire’i, gerçek kötü Sylar’ı görmediğimiz, zaman seyyahı dostumuz Hiro’yu çok az gördüğümüz ve Kristen Bell’in ilk kez göründüğü, yine pek fazla bir şeyin olmadığı, bazı konularda ilerlemelerin olduğu ve bir bölümdü Fight or Flight. Bölümün geniş özetini yazının devamında bulabilirsiniz.

Ando, Hiro’nun yazdığı ve kılıç sapında bulduğu notların okunmayan kısımlarını okuyabilmek için onları bir laboratuvara götürür. Burada çeşitli tekniklerle kağıtlar üzerindeki yazıların bazı yerleri okunur. Hiro genelde yaşadıklarından, Kensei ile olan beraberliğinden, onunla birlikte verdikleri mücadelelerden bahseder. Hiro bir notta ise “Beyaz Sakallı”yı yenmek için büyük bir orduyla savaşmaları gerektiğini söyler. Notun devamı da vardır ancak okunamamaktadır. Ando, Hiro’nun başına ne geldiğini merak etmektedir.

Matt, babasını bulmak üzere Nathan ile birlikte Philadelphia’ya gider. Mohinder ise evde kalıp Molly’yle ilgilenir. Ancak Molly’nin durumunda bir düzelme olmadığını görünce Ukrayna’daki Noah Bennet’i arar ve Molly’yi Şirket’e götüreceğini söyler. Noah bunu yapmamasını söylese de Mohinder onu dinlemez ve Molly’yi Şirket’e götürür. Şirkette Bob, Molly’nin birinci öncelikleri olduğunu, onu iyileştirmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyler ve Molly’yi orada bırakıp birini bulması gerektiğini söyleyerek ve Mohinder’e bir dosya ve lazım olabilir diyerek bir elektrik tabancası verir. Mohinder Şirket’ten ayrılıyorken Niki alarmı verilir. Niki, Jessica’ya dönüşmüştür ve ortalığı dağıtmaya, insanlara saldımaya başlamıştır. Bob’u yakalar ve boğazını sıkmaya başlar.

Tam o sırada elindeki elektrik tabancasıyla Mohinder, Niki/Jessica’ya müdahale eder ve onu durdurur. Olayın ardından Mohinder, kendine gelen Niki’yi şirkettten kaçırmak ister. Ona burada tutsak olduğunu söyler. Ancak Niki, Mohinder’e buraya kendi isteğiyle geldiğini ve sorununu gidermekte Şirket’tekilerin ona büyük yardımı olduğunu söylerek bu isteği kabul etmez.
Dizinin yeni kahramanlarından Monica, başına iş alacağından korkarak, yaşanan soygunla alakalı olarak polise yardım etmekten kaçınır. Patronu ve iş arkadaşı Camille ise hâlâ soyguncuya attıkları tekmenin etkisindedirler. Bu konu hakkında Monica’ya sorular sorarlar ancak Monica da bu sorulara kendi içinde cevap verememektedir. Eve döndüğünde Micah’ı tutkulu bir şekilde piyano çalarken bulur. Yanına oturur ve kısa bir süre sonra istemsiz bir şekilde kendisi de piyano çalmaya başlar. Micah bu duruma dikkat çekince korkmuş bir şekilde çalmayı keser. Ancak Micah Monica’nın durumunu anlamıştır. Eliyle dokunarak TV açar ve kendisinin de özel bir gücü olduğunu söyler. Aynı şekilde Monica’nın da güçleri olduğunu, bunun aileden gelen bir şey olduğunu anlatır. Monica, gördüğü her şeyi bire bir taklit edebilmektedir. Bunun doğruluğunu test etmek için Micah’la ip atlamaya bile giderler. :) Aynı günün gecesinde Mohinder, Monica’nın yaşadığı eve gelir. Anlarız ki Bob’un kendisine verdiği dosyadaki kişi Monica’dır.

Matt ve Nathan, Matt’in babasıyla konuşmak için Molly’nin tarif ettiği adrese gider. İçeri girdikleri anda Matt’in babası elinde pompalı tüfekle onları karşılar. Matt silahı indirmesini söyler ve adamı kelepçeler. Ancak baba Parkman, üzerinde malum sembolün çizilmiş olduğu resmi göstererek kendisinin de peşinde olduklarını ve tüfeği önlem olarak bulundurduğunu söyler. Matt, babasından Molly’ye yaptığı şeyi durdurmasını ister. O da bunu kendini korumak için yaptığını söyler. Kimden korunmaya çalıştığını sormaları üzerine anlatmaya başlar. Angela Petrelli, Kaito Nakamura ve Linderman’la uzun yıllar önce bir şekilde bir araya geldiklerini ve güçlerini kullanarak dünyayı kurtarabileceklerini düşündüklerini anlatır.

Matt, babasının zihnine girip düşüncelerini okumaya çalışır ancak babası da aynı gücü ona karşı kullanarak buna engel olur. Kendisinde aniden ortaya çıkan bu gücün daha da geliştiğini, çok farklı bir şekle büründüğünü söyler. Bunu ona gösterebileceğini söylerek Matt’i bir odaya sokar ve bir anda her şey değişir. Matt bir tür rüyanın içindedir. Ona ulaşmak isteyen Nathan da aynı odaya dalar. O da başka bir rüyayı görmeye başlar. İkisini de dolabın içinde bırakan baba Parkman evden ayrılır.
Matt rüyasında bir hücrededir. Yanlışlık olduğunu söyler ve dışarı çıkmak ister ancak kendisine izin verilmez. Bir anda hücrede karısını kucağında bir bebekle görür. Karısı, çocuğun kendisinden olduğunu bildiği halde Matt’i onları terk etmekle suçlar. Matt ise bunun farkında olmadığını söylemektedir. Kadın ve bebek, gardiyan tarafından hücreden çıkarılır. Matt gardiyana saldırır ve dövüşmeye başlarlar.

Nathan ise rüyasında meşhur çatı katındadır. Ancak gördüğü manzara onu şoke eder. Çünkü New York’taki büyük patlamanın sonrasında orataya çıkan manzaraya bakmaktadır. Yerde yatan yüzü dağılmış haldeki kendisiyle karşılaşır. Tartışmaya başlarlar ve bir kavgaya tutuşurlar.

Hem Matt’in hem de Nathan’ın kavgalarını bir arada, peşpeşe görürüz. Kısa bir süre sonra anlarız ki ikili, baba Parkman’ın yarattığı sahte ortamın farkında olmadan birbiriyle dövüşmektedir. Ancak Matt bir şekilde olayın farkına varır ve durması için Nathan’ı uyarır. İkisi de gerçek dünyaya döner. Babasının nereye gittiğini, bunu neden yaptığını anlayabilmek için Matt evi aramaya başlar ve Şirket’te çalışan Bob’un üzerine sembol çizilmiş fotoğrafını bulur. Sıradakinin o olduğunu anlarlar.
Peter, İrlanda’da Caitlin ile olan beraberliğinin tadını çıkarmaktadır. Ancak tatsız bir olaylar zincirinin başlayacağından habersizdir. Peter’ın başını beladan uzak tutmak için çalışan bir Şirket’ten geldiğini söyleyen sarışın bir kadın (Elle) Peter’ı aramaktadır. Limandaki işçilerle konuşarak Peter’ın yerini öğrenir. Bu durumdan haberdar olan Ricky, Peter’a Caitlin’i de alıp şehir dışındaki eve gitmesini, onu arayan kadınla kendisinin ilgileneceğini söyler. Peter kabul etmek istemez ancak Caitlin’in zarar görmesini istemediğinden kabul etmek zorunda kalır. Şehir dışındaki eve giderler. Peter, içinde geçmişine, kim olduğuna ait bazı izler bulmayı umduğu kutuyu açmak istediğini söyler ve açar.

Ancak kutunun içinden New York-Montreal uçak bileti, pasaport, Nathan’la olan bir resmi ve az bir miktar da para çıkar. Peter umduğunu bulamamıştır. Kutudan çıkanlar geçmişte kim olduğunu anlamasına yardım edebilecek şeyler değildir.
Derken, bulundukları odadaki tual Peter’ın gözüne ilişir. Peter paleti ve fırçayı eline alarak (gözleri beyazlaşır bu esnada) resim yapmaya başlar. Caitlin korkmuş ve şaşırmıştır. Peter’ı durdurmaya çalışır ancak başarılı olamaz. Bu esnada Peter’ı arayan sarışın kadın bara gelir. Ricky’ye Peter’ı sorar. Ricky, öyle birini tanımadığını söyler. Ancak kadın ikna olmaz. Ve Peter’ın da sahip olduğu ellerinden elektrik akımı gönderme gücüyle Ricky’yi öldürür.

Bardan ayrılır ve bir telefon görüşmesi yapar. Telefonun diğer ucundaki kişi, Ricky’yi öldürdüğü için onu geri çağırır. Peter’ı aramayı bırakmasını söyler. Kadın, “Tamam babacığım” diyerek telefonu kapatır. Yeniden Peter ve Caitlin’in yanına döndüğümüzde ise Peter’ı resmi bitirmiş olarak görürüz. Resimde, Peter ve Caitlin karanlık bir gecede Montreal olduğunu düşündükleri bir yerdedir. İkisi de bu resme bir anlam veremez.

O sırada bir telefon gelir ve Ricky’nin ölüm haberini alırlar. Bara giderler ve Ricky’nin kömürleşmiş haldeki cansız bedeniyle karşılaşırlar. Peter, olanların kendi suçu olduğunu, artık saklanamayacağını söyler ve Caitlin’i teselli etmeye çalışır.
“Heroes” - 2×06 - The Line Amerika Promosu
Link: www.youtube.com
“Heroes” - 2×06 - The Line Kanada Promosu
Link: www.youtube.com
Etiketler: 205, 2x05, Özet, bölüm-özeti, fight-or-flight, Heroes, heroes-2.-sezon, heroes-sezon-2, heroes.s02e05, recap
« Önceki yazı | “Viva Laughlin”e Erken Gelen İptal
“LOST” 4. Sezondan Özel Fotoğraflar | Sonraki yazı »
Yorumlar
Yorum yaz
Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız, eğer üyeyseniz üye girişi yapmanız gerekmektedir. Sitemize üyelik ücretsizdir.




Kid_A
23 Eki 2007-20:09 |
Valla bu bölüm oldukça tempoluydu ve bölüm içinde Claire nerede, Sylar nerede, Alejandro ve kızkardeşi nerede diye sormuş olsam da, onların nerede oldukları ve ne yaptıklarından daha da önemli olabilecek olaylar gelişti. Matt’le Nathan’ın rüyalarında birbirleriyle kavga etme sahneleri çok güzeldi, Monica’nın olduğu sahneler sıkıcıydı, keşke onun gücünü keşfettiği zamanları flashback olarak filan gösterip bugüne gelerek başka olaylar yapsalarmış; o kadar bilinmeyenin arasında bir kahramanın güçlerini keşfetme becerisi zaman öldürme gibi geldi bana. HRG’ye bu bölümde çok az yer verdiler, aslında bu bölümde pek çok kişiye çok az yer verildi ve bazı olaylar kesilip kesilip tekrar anlatılınca bütün bölüm dolmuş oldu, geçen haftadan sorulmuş bazı soruların cevapları bu hafta cevaplanamadı ve önümüzdeki haftaya kalmış oldu. Umarım daha kısa olaylarla ve bütün kahramanlara değinmeye çalışırlar ilerki bölümlerde, ama yine de bu bölüm baya güzeldi, ben Matt’in babasını bulması olayının daha uzun süreceği ve o adamı uzun bir süre göremeyeceğimizi sanıyordum, hemen ertesi bölümde adamı, yeteneğini ve yaptıklarını gösterdiler.
afganaf
23 Eki 2007-20:34 |
Ben hala daha tatmin olabilmiş değilim Heroes 2. sezondan. Olaylar çok ağır işliyor gibi geliyor. Bir sürü fuzuli şey izliyoruz. Hiro hala geçmişte. Ne yaptığı belli değil. Claire desen ayrı bi cins zaten. :) Dizinin “Niki ve Paulo”su Maya ve Alejandro bir an önce Sylar tarafından öldürülse çok sevineceğim ayrıca.
Dizi bir şeyleri biriktiriyor sanki şu an. Her şey yarım yamalak, parça parça. En sonunda tüm bu olaylar acayip bir şekilde patlayacak (8. bölüm deniyor bunun için) ama o zamana kadarki bölümlerin neden ortalama altı bölümler olduğunu açıklamıyor tabii ki bu.
Yazarlar bu sezon biraz garip şeyler yapıyor. Bkz: bu bölümde Niki’nin görünmesi. Görünür görünmez diziye bi hareketlilik geldi ancak bu 10-15 saniye kadar sürdü. Sonra kendisini yatağa kelepçeli olarak gördük. Yeni karakter Elle geldi dedik. O da bir iki kere Peter’ı sordu ve 5 saniyelik bir güç kullanım şovu sundu sadece. HRG ne güzel Ukrayna’ya gitti, orada işler çevirecek dedik. O da ancak 15-20 saniye göründü telefon konuşması esnasında. Hiro’nun hikayesi hepten sıkmaya başladı zaten. Diziyle hiçbir alakası olmayan şekilde geçmişte Kensei ile beraber çeşitli adamlarla/gruplarla uğraşıp duruyor. Ayrıca Suresh neden HRG’yi dinlemedi de Molly’yi şirkete götürdü o da ayrı bir muamma.
Neyse, fazla uzatmayayım. Demem o ki dizi ilk sezonki havasından oldukça uzak. Bir an önce toparlanması lazım. :)
vbalikci
24 Eki 2007-14:45 |
Sıkılıyorum ama. Onu merak et, bunu merak et, o kadar hikaye oldu ki “her” biri “o” kadar az veriliyor ki kendimi kötü hissediyorum. Önüme her bölüm harika bir pasta konuyor ve bir dilim almamla birlikte pastanın geri kalanı “puf” diye sönüyor. Elimdeki kaçmasın diye hızla yiyorum, tıkanıyorum. İşte Heroes’in yeni sezonda bana hissettirdikler.